30 Nisan 2013 Salı

Hisseli Harikalar Kumpanyası Sergisi


Serginin adı bu;
Hisseli Harikalar Kumpanyası Sergisi

Geçen hafta ÇSM deki bu sergiyi gezmek
 benim gibi eski severler için zaman yolculuğuna çıkmak gibi bir şeydi.
Küçüğüm öyle çok fotoğraf çekmiş ki, onlarcasının arasından seçmekte zorlandım gerçekten.


Fotoğraf makinası onun elinde olunca, bolca ben varım karelerde :)




Yüksük koleksiyonu sahibi olarak buna anlam veremeyenler karşısında
 kendimi hep Tatlı Cadı'nın Clara Teyzesine benzetirim.

Hatırlayanınız vardır. Hani kapı tokmakları toplardı ya.
Bunları görür görmez Clara Teyze'nin oradalarda bir yerde olduğunu düşündüm.
Dünyanın her köşesine koleksiyonuna yeni parçalar aramaya gider,
 kah üstü başı karla kaplanmış,
kah toz toprak içinde ama elinde her zaman bir kapı tokmağı, 
yüzünce saf bir çocuk gülüşü ile " puff " diye ortaya çıkıverirdi :)













Bu bebekleri görünce Nurdaaan...Neredesin? Diye seslenmek geldi içimden.


Pullarını da basmışlar.



Elbette fincanlar..Hem de hikayeleri ile.


Aynı gün Demoş'um (eltimin kızı) da gelince İstanbul dan, bizim kumpanyada tamamlanmış oldu.


Kız çocuk annesi olamamış ben, bu güzel genç hanım büyürken duygusunu her anlamda yaşamışımdır.
Keyiflerini, küçük sıkıntılarını, endişelerini ve hatta sorumluluklarını.
Ergen sırlarının ortağı, yurtdışından yazdığı en güzel mektupların sahibiyimdir.
Şimdilerde koskoca kış aylarında ancak bir kaç gün görüşebiliyorsakda,
 her yaz Küçük Ev bizim şen kahkahalarımızı dinler.
Çünkü O benim yanımda hiç büyümez, bense hiç ağlamam.
Bir kez daha doğrulandı ki;
Emek = Sevgidir.

Dilerim emekleriniz size de kocaman sevgiler olarak geri dönsün.
Çünkü bu dünyada sizin gerçekte tek hazineniz sadece odur.





28 Nisan 2013 Pazar

Eğer Konuğum Olursanız


Önce bir yorgunluk kahvesi içeriz birlikte.


Lavanta kolonyasının kokusu, bizim evin kokusu... Sever misiniz?


Kapağın altında güllü, sakızlı lokum var. Kahve yanında ikram etmeyi unutmuşum.
Biz de böyle...Açın alın hangisini severseniz.
Bana da uzatın ama.


Kızların her ikisi de bir arkadaşımın bana gelişlerinde getirdiği hediyeler.
Çekinmeyin, alıp oynayın isterseniz..
Kimbilir belki de  ne zamandır bir oyuncağa değmedi elleriniz.

Her biri bir yerden hatıra.
Gülabdan Beypazarı ndan, şekerlik Kapalı Çarşı ..Gülsuyu mu? O yok işte içinde.


Bu tuvali yol yol ayrılmış tablo evimin en kıymetlilerinden.
Karşısında bir koltuk var. Bazen oraya oturur tamamlanmamış hayatları düşünürüm. Yarım kalmış hikayelerini sevdiklerimin. Belki size de anlatırım ucundan kıyısından.


Mutfağa geçelim iyisi mi....
Yok ağzınıza biber falan sürmicem. Bakalım, masada belki sizi bekleyen bir şey vardır.


Varmış ! Hem de Kemal Paşa.. Sizi bilmem ama ben pek severim.


Çay da hazır.
Daha ne olsun.


Eee.. Ne zaman geliyorsunuz ?

23 Nisan 2013 Salı

Cumartesi-Denizli


Hafta sonları Ankara da gezme, alışveriş ve eylem günleridir.(gezme ve alışveriş sevimsiz AVM lerde, eylemler sokaklardadır)
Ben kusur kalır mıyım? Eylem nerede, ben orada...
Hem temaya baksanıza;
"Kadın Cinayetlerine Son!" Şakası yapılacak konu değil elbet.
Yolumun üzerine çıkan bu acılı annenin konuşmasını ancak birkaç dakika dinleyebildim.
Burada özellikle yer verdim. Biraz cesaret hanımlar.Sesinizi çıkarın.Çıkaranlara da kulaklarınızı tıkamayın. Demek için.

*****************
AKM de Denizli Günleri.
Belli değil mi zaten.

Ben fotoğrafı çekip  geçtim, ötsün diye karşısında bekleyenler olduğunu sonradan öğrendim.
Ben de ne duruyorlar? diyordum.
Hayır, ötse ve ünü haksız değilse AKM nin her yerinden duyulacak zaten.
Bir inat ki...Ötmedi gitti.


Ben sadece bunları çekmişim.
Rahmetli Barıiş Manço'yu hatırlattı nedense. Gezip durduğu yerlerde hep bu çizmeler vardı ayaklarında değil mi? Ondandır .
Ne kıskanırdım onca seyahati...

Artık her şehir ürettikleri ve fuara getirdikleri ile birbirine benzemeye başladı.
Ben de sadece ayırıcı özellikleri görüntülüyorum.




Kapıda bizleri karşılayan horozla fotoğraf çektirmeyen yoktu.
Ben kusur kalmayım.Dedim.



Dokuma, havlu, peynir alanlara inat, Denizli den el yapımı bir bebekle döndüm eve.
Bebekte zaten bu Denizli li hanım gibi giydirilmemiş ama olsun.
Bakarız biz bir çaresine ;)

Bahçedeki bu ağacın adını bilen yazsın.
Ben sadece çiçeklerinin rengine vuruldum.Meyve verir, vermez bilmem.
Keşke hep böyle kalsa !

Keşke hep böyle kalsa, dediğimiz ne çok şey var hayatta değil mi ?

22 Nisan 2013 Pazartesi

Kitap Takası veya Sevinç Takası, Ne Derseniz..


Cuma sabahı işe giderken baktım daha yaprakları büyümemiş Ankara ağaçlarının.
Eskilerin "kırk ikindiler" yada " yaprak pusları" dediği günlerdeyiz.
Kırk gün ikindi vakti yağmur yağar ve bu puslu zamanlarda büyürmüş baharın yaprakları.
Ben anlatanların yalancısıyım.
Hoş, havalara bakınca yalan malan da değil, basbayağı böyle geçiyor günler.


Sonra postacı kapıyı çalıyor.
Cici bici bir paket getirmiş, üzerinizde isminiz...


Açıyorsunuz..
Ne pus kalıyor gönlünüzde, ne sis.


Çocuk kahkahası gibi bir şey çalınıyor kulaklarınıza.




Kaç ikindi yaşandı, kaçı kaldı hesabını yapmadan anlıyorum.
Bahar benim gönlüme gelivermiş.


Çok teşekkür ederim Ayşım.

Keyifle okudum bile :)  Kahve Molası beklediğim çok üzerinde bir kitap çıktı.
Bir Tatlı Huzur ise biyografileri sevdiğim için kitaplık bekçileri arasında olacak bundan böyle.

Çok sevgiler.

15 Nisan 2013 Pazartesi

İkiz Bebeklerimizin Battaniyeleri


Kuzenimizin ikiz bebeklerine hadiye olarak daha önce hazırladığım battaniyelere küçücük patikler ekledim.
 Bir de şapka...

 Renklerden de Anlaşılacağı  üzere biri kız, biri erkek bebek için.


 Sağlık,mutlulukla kullansınlar inşallah.



Bu da kadife ip ile ördüğüm yeni battaniyemiz.
O da dantelle süslenip şimdilik bi kenarda sahibini bekleyecek.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Hacettepe Üniversitesi - Serçev ; Umut Konseri

Hacettepe Üniversitesi
Serabral Palsili Çocuklarımız için,
Umut, Farkındalık ve Yardım Konseri düzenledi.
24 Nisan 2013 Beytepe Kampüsü
Saat 18.30 da
Zakkum,Fettah Can ve Murat Dalkılıç bizlerle olacak.



Konserimiz ücretsiz olup, tüm dostlarımız davetlidir.


5 Nisan 2013 Cuma

İncili Kutu


Biraz dantel, bir parça saten, birkaç minik inci tanesi.
Boş bir kutuyu bu hale getirdi.








 Laminasyon cihazı ile yaptığım bardak altlıkları.
Bu minik makinayı çok sevdim ben.
Durup durup bir şeyler kaplıyorum.



 Bu güzel bahar havasında, güzel bir haftasonu diliyorum sizlere.