22 Mart 2014 Cumartesi

Çay Saati



  Baharın ilk pazarına bir hoşluk olsun bu demlik kılıfları.Örerken olduğu gibi bakarken de sevimli geliyorlar bana.Çayı sevmesine severim de, bunları kendim için değil,
 Anneler Günü öncesi bir kermes de yine Serebral Palsili çocuklarımız yararına satılsın diye örüyorum.



Daha önce denemediğim bu modelin detayları için daha çok fotoğraf paylaşıyorum.
Belki sizlerden biri, tıpkı benim gibi, içini karartan gündemi renklerle unutmaya çalışır. Kim  bilir ?







Bu modeli daha önce de burada paylaşmıştım. Biraz el oyalayıcı bir örnek.
Birinden diğerine sadece renkleri değişiyor.



Her kareye kenarından köşesinden dahil olan çay fincanı benim için çok kıymetli bir hatıra.
Satır aralarında anlatılmayacak kadar güzel bir hikayesi var. Öyle ki, kendisi bir yazının öznesi olabilir sadece :)
Yanlarına çok yakıştı ama değil mi ?





Sevdiklerinizle sofralar paylaşıp, çaylar demlediğiniz güzel bir pazar günü diliyorum hepinize. 
Sağlık ve huzurla inşAllah.


18 Mart 2014 Salı

18/03 Gelibolu




Hayatınızda bir kez olsun gitmediyseniz,
o topraklara gözlerini kırpmadan gençliğini gömenleri ziyaret etmediyseniz eksiksiniz!

Ruhları şad olsun.




7 Mart 2014 Cuma

"Meleğim Olur musun? " Demetevler Huzurevi'nde



Bir süredir görüştüğüm ve geçen hafta ziyaret ettiğim Demetevler Fatma Üçok Huzurevi yetkilileri 
her ay toplu doğum günü etkinliği yaptıklarını söylemişlerdi.
Bu ay da 23 yaşlımıza bu eğlence kapsamında hediyeler verilecekti.  
5 Mart da  biz de onlarla olalım, Meleğim Olur musun? Etkinliğinden kalanların bir kısmı ile
 ( evet, hala bitmedi gelenler :) ) onları mutlu edelim istedik.


Bakanlığa ait yeni, tertemiz ve en güzeli güler yüzlü, sevecen personeli ile şirin bir yer burası.


 Her şeyleri tastamam.


Sorarsan hepsi" iyiyiz burada" diyorlar.
 Lakin;
 Yaşlılık, sen ne hüzünlü bir şeysin!




Salona bizlerden önce doluşup, pastalı, sazlı sözlü eğlenceyi bekleme başladılar. 
İçeride görevli personel ve kalanların fotoğrafını çekmek yasak. 
Dilek, Sibel ve ben, birbirimizin resimlerini çektik. Artık kıyıdan köşeden ne çıkarsa...
Arkamızda görünenler, Yenimahalle Kadınlar Kulübü'nün sevimli üyeleri.
Bugün şarkılar ve müzik onlardan :)


Halkla İlişkiler den Yurdagül Hanım'ın odasında..
Sağolsun kendisi bize sıcacık, samimi bir misafirperverlik gösterdi.
Ben arkadaşlarımdan daha erken gittiğimden  onlarla öğle yemeğinde de birlikte oldum.
Koluma uzanan her eli tutmaya, gözlerimin içine bakan herkesle konuşmaya çalıştım.
Gerçekte sadece bunlara ihtiyaçları var zaten.
Bizimki sadece bir küçük gönül alma.



Ben bu yazıları yazarken, tıpkı orada olduğum gibi oluyorum.
Ne desem, nasıl anlatsam bilemiyorum. Hiç bir kelime hissettiklerim karşılığı değil sanki.

" Meleği  Olur musun ? " 
Bakalım bundan sonra hangi adreste....Hatırlayanınız çok olsun dostlar.



3 Mart 2014 Pazartesi

Basit Tığ İşi Bebek Battaniyesi




 Bu kaçıncı battaniye bilmiyorum .
Bu seferki öyle kolay bir model ki, tamamlanması bir hafta sürdü sürmedi neredeyse.
Ne zamandır bu kadar kısa süren projem olmamıştı :)
Hafif bir buhar ve gerdirme istiyor gibi. Çünkü kullandığım ip istediğimden bir parça kalın çıktı.
Renklerini beğenip almıştım ama kalınlığına pek dikkat etmemişim.
Tığ işinde biraz daha yumuşak ipleri kullanmayı seviyorum ben.


Ormo'nun ihraç fazlası iplerinden yaklaşık 200 gr lık yumaklarından kullandım.
İki tanesi tam geldi. Ne fazla, ne de eksik.




Kenarı için, kalan ipe göre böyle küçük sevimli bir şey uydurdum.


Bu defa bakalım kimin kısmeti bu mavili ?


Yes, realy !!

1 Mart 2014 Cumartesi

Günler Geçerken





Şubat ayının son günlerinde bir konser daveti geldi.
Ankara Üniversitesi Klasik Türk Müziği Korosu 


Şefleri Vedat Kaptan Yurdakul ile erken ilkbahar gecesinde çok güzel bir konser verdi.
Klasik eserlerin yanı sıra hepimizin bildiği şarkıların hep birlikte söylendiği güzel bir gece oldu. 
Salonun yarısı akademisyen, diğer yarısı koristlerden oluşunca çok da eğlenceli geçti.




Bu ay kısa mısa demedim kitap okumaya devam ettim arkadaşlar.
Geyikli Park-Sunay Akın'ın son kitabı, bana da 14 Şubat hediyesi :) 
Son kitap dedim ama 2. baskısını yapmış bile.
18 Mart yaklaşırken paylaştığı ilk yazılarla tam olmuş. 
Çanakkale sevdam yüzünden bazı sayfalarda yine ağladım, elde değil!
Son sayfaları hit mekanlarımdan Tunalı D&R da okuyup bitirmek nasip oldu.
Bu arada, oradaki deri okuma koltuklarından birine ben evdeki tüm takımı veririm de..Nerede bulucam?


 Osmanlıca orta seviye kitaplarım var elimde.
Bu defa biraz ondan, biraz bundan okuyorum adetim olmadığı üzre. Münzinger Paşa yı da okudum ama...
Kitabın fotoğrafını çekmemişim.Varın siz düşünün sevip sevmediğimi ;=)

Ortaokulda 2 de falandık. Bu Vatan Yahut Silistre'yi türkçe öğretmenimiz öğrencileri tahtanın önüne dizip okutuyordu. Zekiye karakteri Güpgüp'ün babaanesiydi. Ona sıra geldiğinde ben sıradan gülmeye başlardım.
O da alı al, moru mor olur, ne sıkıntı çekerdi :))
Yazınca fark ettim. Şimdiki öğrenciler için ne kadar olağan öyle tahta da gülmek falan. 
Yok anacım, bizi SS subayları yetiştirdi. İyi mi etti? Valla bence iyi etti.


O kadar bardak altlığı ördüm, diktim hiçbiri ben de kalmadı :)
Ben de market de  desenlerine vurulduğum cam bardak altlıklarını,
uyumlu pasta bıçağı, spatulayı görünce aldım. Beğendiyseniz bu hafta sonu A101'e bir uğrayın.
Hem ucuz, hem de güzel ama değil mi? Cupcake çılgınlığına siz de ortak olun :)



Şubat ayında sevgili nAifce Lüksemburg'a gitmiş. 
Oralarda beni de unutmamış bu güzel yüksük ve magneti almış.
Kendisi de bir koleksiyoner olan arkadaşım bloğunda bu yüksük için şöyle yazmış;

Luxembourg için bulduğum Yüksüğün üzerinde 1. dünya Savaşında hayatını kaybeden Luxembourg askerleri için yapılmış Altın kız heykeli ve şehrin simgelerinden Adolphe Köprüsü var. 

Ne hoş!



Yarın Mart'ın ilk pazarı ve Ayrancı da Antika Pazarı var. Küçük oğlum ile beraber gitmeyi planlıyoruz.
 Onun aradığı plakları bulması, benim her şeyde gözümün kalması için harika bir fırsat!
Bu hatıra cüce bardaklar ve sütlük  yine küçüğün koleksiyonu için her zamanki sokaktan alındı.
Yakında ben de o pazarda tezgah açacak hale gelicem  ya, bakalım hayırlısı :)

Neyse ki herkes kendi eşyaları ile ortak alanlara taşmıyor.
Birinin kitap, diğerinin antika merakı olması benim de hoşuma gidiyor.
Şimdilerde gençler ne ile mutlu olduklarını bulma konusunda bizim kuşaktan daha erkenci değil mi ?

Hepinize gönlünüzce bir hafta sonu dilerim. 
Ne ile mutlu oluyorsanız, onunla dopdolu olsun.

Ayvalık Antikacıları

İyi ki gelmişim dediğim Ayvalık da pasajın adı benim içeriye süzülmeme yetti. Kocaman paralarla opalinler, Bavyera kristalleri...