Kayıtlar

Şubat, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Serçev den Teşekkür

Resim
Dün Sevgili Sibel ile birlikte bağışlarımızı teslim etmek üzere Serçev'e gittik arkadaşlar. Her zamanki gibi gülen yüzler ve güzel sözlerle karşılanınca kendimi yine evimde hissettim. Sibel'in derneğimiz ve yetkilileri ile bu ilk karşılaşmasıydı.  Gördüğü samimiyet ve verilen bilgiler üzerine o da çok duygulandı. Masamızdaki ürünlerin satışından elde ettiğim 800 tl ve Sibel'in masa kiralarından edindiği 1300 tl, toplamda 2100 tl gibi bir meblağ Kurucu Başkan Mehmet Gürkan Beyefendi ye teslim edildi.
Onlar da bizi onurlandırmak üzere teşekkür belgeleri hazırlamışlar. Bana ve Sibel'e, şaşırtan çok güzel bir sürpriz oldu  : )



( Ülkemizde bir ilk; Serçev'in Engelsiz Oyun Parkı )

Bizim sırtımızdan kocaman bir yük kalktı diye düşünmemiz sadece 1-2 saat sürdü. Çıkışta oturduğumuz kafe de Serçev için hemen yeni bir proje ürettim çünkü  ; ) Çünkü çocuklar hep kıymetlidir. Çünkü hepsi çok özel ve çok güzeldir. Ama Yüce Allah'ın farklı noksanlıklarla bizlere emanet ettiğ…

Serçev için düzenlenen Kermesimiz

Resim
Üç gün süren güzel bir hikaye bu.
 Bir kermesin resimli romanı neredeyse.
 Konusu sevgi, iyilik ve dostluk üzerine.


 İlk günün sabahı Azra Melek bize kutu dolusu 14 Şubat kurabiyeleri ile start verdi. Burada linki vereceğim tek bağışçım o benim.  Çünkü ben onun nasıl biri olduğunu anlatabilmekten acizim. Siz bakın, görün ve bana hak verin diye. 

 " Halil İbrahim Sofrası "adını verdiğimiz masamız.  Sattık sattık eksilmedi arkadaş! Bizde sonunda "bu işte bir sihir var" dedik.

 Şule'nin ünlü kocakarı iğnedenlikleri sergiyi gezmeye gelenleri masamıza mıknatıs gibi çektiler. Öyle ki satılmasınlar diye çok direndim. Ama baksanıza, çok güzeller değil mi? Sonunda biri benim oldu :))

 Nazanım'ın iş arkadaşları. Hem ördüler, hem diktiler, hem de gelip alışveriş yaptılar. Neşeli, güzel bir grup kadın bize uğur getirdiler. Laf aramızda, ben onlarla daha ne kermesler yaparım :)  Onlara şimdiden söylemiyorum, kaçışmasınlar diye.



 Masamızdan bakınca, katılımcılar, ziyar…

Kermesimizin İlk Günü, Güzel Günü

Resim
Şule den alıntı;
Yenimahalle Belediye Baskani Fethi Yaşar bey'in bugun açılışını yaptığı sergimizden goruntuler. Baskentimizin hobilerini uretime donusturen güçlü kadınları Belediye Baskanimiz acilis konusmasi ile sizlere hep destek, tam destek sozu verdi ki tum il genelindeki belediyelerimize ornek olmasını yurekten temenni ediyorum. Ureten kadın, buyuyen Turkiye.
******** Şule ile birlikte donattığımız masamızın geliri Serçev'e demiştim. Spastik çocuklarımızdan birine tekerlekli sandalye almak için. Sağolsunlar bu sabah erkenden dernekten gelip afişlerini astılar, bülten ve teşekkürlerini bıraktılar.

 Ben de altında Yenimahalle Belediye Baskanı Fethi Yaşar Beyefendi  ve kermesi düzenleyen sevgili Sibel ile birlikte poz verdim böyle.

Ne güzel bir salon değil mi?

Yok yok şımarmadım. Sadece konuşuyorum ( günün uyumadığım diğer tüm saatlerinde olduğu gibi :))

Bloggerlar, marifetli hanımlar arada kaynayan ben.
Fotoğraf makinamı şarjı biten pillerle götürünce fotoğraflarıda Şule den…

Hayat Geçip Giderken

Resim
Denizi bir anne şevkati ile göğsüne alan o şehre gittim, döndüm.  Dostlar, tanıdıklar, uzun zamandır görülmeyenler, dualar, kah ağlayıp kah gülümsemeyle geçti günler. İlk günlerin kalbimizi ezen ağırlığından sonra, eve yakın yerlere küçük kaçışlarla teselli ettik birbirimizi.

 Bazen bir öğün yemek, bazen bir kahve için iki adım ötesindeydi deniz. 

Koşturup kızıllığı yakaladık bazen,

bazen de sevinçle yol gözledik. Ve nihayet "Güpgüp" ve şeker annesiyle buluştuk.

Birileri hayatınızdan çekip giderken, yeni sevgililer geliyor tüm şirinliğiyle. Hiç birinin yeri diğeriyle aynı değil elbet.  Lakin hayat denilen şey insanlara acıyı ve tatlıyı aynı anda sunma becerisine sahip işte.
******* Ve yarın; Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Salonundayız kısmetse. Meleğim Olur musun orada olacak. Sizlerin gönderdikleri, benim ve arkadaşlarımın el emeklerini satıp gelirini  Serçev'e bağışlamak niyeti ve çabası ile. N'olur dua edin bize.  Engelli bir çocuğumuz için tekerlekli sandalye ala…

Şükran Teyze

Resim
Ben hep onun gibi bir anne olmak istedim.
    Çünkü bugün bile sevgisini sabra çevirebilen ve bunu her daim göz bebekleri içinde taşıyan başka bir anne görmedim ben.
     O, yaşadığı sürece küçücük yüzünde  hep kocaman bir tebessüm taşıdı. Hayatın dayatmalarına, her türlü zorluğuna, geleneksel bir tevekkülle karşı durdu.
Tek silahı şevkati olan bir tür kahramandı benim için. Çünkü hayat dediğimiz şey, mücadeleye etmeye değen, harika bişeydi onun gözünde.
Bütün çocuklarına olduğu gibi, evimizin altıncı çocuğu dediği bana da her zaman engin bir hoşgörüyle yaklaştı. Zaten onun sımsıcak varlığının yanında, kendinizi hep masum küçük bir çocuk gibi hissederdiniz.
Şımarmaya,yanılmaya, sebepsiz mutlu olup, yine sebepsiz isyanlara hakkı olan küçük bir çocuk.
En kötü anınızda, size sunacağı ve sizin asla aklınıza gelmeyen güzel bir yön bulur, aslında yaşından beklenen sıradan teselli sebeplerine sığınmazdı.
Eğitiminiz, bilginiz ne olursa olsun, hayattan o güne kadar ne öğrenmiş olursanız o…