Kayıtlar

Nisan, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Ada, Bir Hayal ve Bir Fotoğraf Sanatçısı

Resim
Gökçeada/ İmroz
Çok zaman önce Gökçeada da uzun bir tatil yapmıştık. Ağustosun sonları, yakın bağ bozumu mevsiminde. Nasıl ıssız, nasıl bakir... anlatamam. Bakanlığın Uğurlu Plajı'ndaki kampında kalıyoruz. Benim tatillerimde böyle ekmek elden, su gölden durumları pek az yaşandığından,  kilometreler boyu süren kumsalda yürüyüşlere, ada içinde turlamalara çok zamanım oluyordu. Her akşamüstü odamıza kucak dolusu deniz kabukları, çiçekler ve hatta otlarla dönüyorduk. (şimdi o sahilde o denli deniz kabuğu yokmuş biliyor musunuz)
Madamın Dibek Kahvesinin tadını, pencereleri kör gözler gibi bakan, asla unutamadığım terk edilmiş mahzun Rum Köylerini, hiç dinmeyen rüzgarını, her yerde karşınıza çıkan, yıl boyu adada özgürce dolaşan keçilerini bunca yıl hiç unutmadım.
Orayı ilk gördüğümde öyle sevmiştim ki, kediler gibi yaşadığı yere tırnaklarını geçiren ben, eşime;  " Bak burada yaşayabiliriz. Sahile yakın eski bir ev alırız. Çocuklar meydandaki okula giderler.  Sen balığa çıkarsın, …

Oyuncaklarınız Lösev de :) Güzel Bayramlar

Resim
Güzel, çok güzel bir etkinliğimizin sonuna geldik değerli dostlar. Günlerce bizleri heyecanlandıran, ilmek ilmek, nakış nakış hazırladığımız hediyelerimiz dün itibarı ile adreslerine ulaştı. Bu 23 Nisan da yine çocuk heyecanları yaşadık birlikte. Yetişti, yetişmedi. Posta ya verdik, ulaştı, gelmedi, aksadı, bazen unutuldu, türlü aksilikler yaşandı... Ve bitti!
Doğrusunu söyleyeyim, beni en çok heyecanlandıran etkinlik bu oldu. Çünkü aynı tarihte ilk kez iki vakıf için çalıştık. Söz konusu çocuklar olunca ve ortada belli bir sayı varsa kaygılanmadan edemiyorsunuz. Hele Serçev de o kocaman gülüşlü çocuklar bir şey isteyecek ve ben yapamıcam diye  çok korkuyorsunuz. Küçücük bir kalbi incitme korkusu bu.  O ardına kadar açılan kollara gönül huzuru ile sarılamama korkusu.
Ben söylemekten, yazmaktan yorulmadım ama belki siz duymaktan yoruldunuz teşekkürlerimi. Olsun.
Bu defa yazmıyor, içinizde, kalbinizin en derininde hissetmenizi istiyorum şükranlarımızı.
Harikasınız ve harika bir iş çıka…

Sizlerden Son Gelenlerle Yarın Lösev deyiz

Resim
Keçeden hazırlanmış şık çantalarımız var İstanbul kokulu.

Çeşit çeşit keçe oyuncaklarımız,

 bir dünya emek verilmiş amigurumilerimizde.

Tığ işi çantalar çoktan hazır.



Ayraçlar kitap kurtlarına, takılar süsü püsü seven kızlarımıza gidiyor.

 Son gelenler dediğime bakmayın iki defa doldu boşaldı burası.


Hamarat Tetaş hanımları ördü bu ayıcıkları. Yumuşacık, sevimli şeyler istila ettiler yemek masamı.

Yine boya kalemleri, hikaye kitapları, kartlar, minik ellerin hazırladığı kağıt çiçekler...

Balıklar, bereler, uzun kulaklar ve hatta balina bile var bu postada.





Pony de var görüldüğü üzre :) Hepsi çok güzeller değil mi?
******
Bu etkinliğimizinde bir "Melekler Listesi" var elbette. Ben not aldıklarımı yazayım, eksiklerimi siz tamamlayın olur mu? Ben de vardım ya!  Deyin :)
*******
Nazan Sert ve Tetaş Hanımları Dilek Uygun

Serçev ile 23 Nisan Coşkusu

Resim
Yeni bir günün ilk saatleri eve henüz döndüm ve olanı biteni bu güzel gecenin gizli katılımcıları olan sizlerle paylaşayım istedim. Bu geceni,n son karesi evde çekildi. Başkan Sinem Hanım ve ben. Bu defa ödülü bağışçı bir arkadaşım adına aldım.

Bizi gecenin başında böyle bir masaya buyur ettiler. Çok da oturup kalabilecekmişim gibi ;)

Çocuklarımızın ilk konseri ile başladı eğlence.



 Sonra gönüllü dans ve akrobasi grupları sahne aldı.

 Dört melek yardım etti hediyelerimizi dağıtmak için bana. Her biri pırıl pırıl gönüllü üniversite öğrencileri.

 Ve hediyelerine kavuşanlar.

 Beni tanıyorlar ya, şaka bile yapıyoruz birbirimize. Bakın, ben almam diyor, sağlıklı kardeş olmak suçmuş gibi. Bu senin de bayramın. Diyoruz bizde :)


Gece boyu böyle sarıldı hediyesine.Kimselere vermedi, elinden de bırakmadı :)

Onlar tavşanlarına, boya kalemlerine sarılıyor, ben onlara :) Sarılıp sarılıp durdum gece boyunca, sevdim, öptüm... Anneleri, babaları tebrik ettim. Hayatla böylesi bir mücadele içindeyken …