29 Kasım 2016 Salı

Işık Olanlar Listesi


  • Yardım Etkinliklerimiz
  • Yonca
  • Handan
  • Nazan
  • Dilek
  • Güneş
  • Hatice
  • Persophone Füsun
  • Nalan
  • Serpil
  • Saydinay
  • Oytunla Hayat
  • Türkan
  • Nilgün Komar
  • Feride-hobiskoo
  • Sezen Soysal
  • Nehri Marifet
  • Elift
  • Edda
  • Gökçe
  • Evren
  • Deneyimli Anne
  • Merih Baytok
  • Semyıl
  • Nejla
  • Mine
  • Tuğba
  • Seval
  • Canan
  • Zülal
  • Tülin
Bu sene listemiz çok uzun olmadı belki ama biliniz ki bir çok ismin arkasında, yanı başında anneler, akrabalar, komşular da var.
Daha çok aydınlık, daha çok gülen yüz dedik, kısacık bir yola çıktık birlikte. Kısa ama çiçekli, dualı bir yol bu. Hem biz birlikte ne çok yol yürüdük. Sonunda hep umut doldu doldu kalbimiz.

Şimdilik ilk paket geldi. Ardı arkası bereketli gelir inşallah.

Bu da neyin listesi? diyenleri buraya alalım lütfen.

30 Kasım

 ***   Elift, onlar ne güzel şeyler .Nese, mutluluk getirdiler evimize. Dizim dizim dizdim, oynuyorum şimdilik :)

*** Nejla Hanım, ekledim hemen sizi de güzel listeye.


21 Kasım 2016 Pazartesi

Yeni Yılda Benimle Birlikte Kalpleri Aydınlatır mısınız?


Günlerdir yazmaya çalışıyordum dostlar.
Tam taslaklarda duran satırları silecektim ki, vazgeçtim. Ben kendimi biliyorum.
Sizinle konuşuyormuşum gibi yazmazsam, yazamıyorum.

******

16.Kasım      Kış geldi, yeni yıl da kapının ardında. E, çocuklar var, bizim çocuklarımız. Serçev çocukları hediye beklerler şimdi. Bir güzel etkinlik hazırlamalı. İçimdeki bu sevimli telaşı anlatmalı, haydi yine birlikte yapalım bu işi, neler neler yapmadık ki! demeli. Yaşlılarımız da var. Çok zaman oldu gidip hayır dualarını almayalı. Çok işim var, çok!............                                                    


18.Kasım     Nasıl başlasam bilemedim bu defa. İçimden bir ses "bunca zaman söyledin ne varsa" diyor. Diyor da ben ne yazıp, ne anlatacağım da yeni bir seneye adım adım yaklaştığımız bugünlerde Serebral Palsili çocuklarımızın, Huzurevi'ndeki yaşlılarımızın  kalplerini mutlulukla ısıtacağız?
Hadi bakalım!.............

20.Kasım     Yoldayım, bir şeyler   okuyorum. Sıkıcı, abartılı, arada paragrafları atlıyorum falan.
Derken bir cümle  ok gibi saplanıyor kalbime.

       "Kimse kendisine ışık tutamaz, güneş bile!"   yazıyor.

Evet ya! Yürürüm ben buradan. Çünkü ancak çevremizi aydınlattığımız zaman ışık içinde olabiliriz.

Hani hep daha çok aydınlık istiyoruz, hani gün be gün kararan umutlarımız için ışık arıyoruz ya.
Kendi ışığımızla başka kalpleri aydınlatmaya ne dersiniz?
Yaşadık daha önce biliyoruz. Kaynağından çıkan o ışık her seferinde dev bir prizmada kırılıp kat kat artarak, rengarenk bize geri dönüyor. Öyle değil mi?

Uzun lafın kısası, her yıl bizim için neredeyse gelenekselleşen SERÇEV Yeni Yıl Balosu'nda dağıtılmak üzere çocuklarımız için hediyeler hazırlayacağız. Sadece hasta çocuklarımıza değil elbette, kardeşlerine de. Belki "elimde çocuklar için bir şey yok ama yaşlılar için var" diyen olur.
Olur, onları da Huzurevinde dağıtırız.

Bir yılbaşını Etimesgut Huzurevinde geçirmiş, ne iyi etmiştik :)



Şimdi;
Siz de ışığınızla kalpleri aydınlatmak isterseniz bana yazın lütfen.

Hediyelerinizi kargoya vereceğiniz son tarih 20 Aralık 2016 olsun.

Bu satırları okuyunca gülümseyen hepinizde adresim var zaten.Olmayanlar bana e-posta yazabilirler.

tlnbozkoyunlu66@gmail.com.tr

Bakalım bu defa kimlerle el ele yürüyeceğiz.
Ben şimdiden çok heyecanlıyım :)

(lakin, içimden bir ses, her şey çok güzel olacak diyor)

Serçev ile güzel günleri hatırlamak için tıklayın lütfen



22 Kasım 

Son bir şey;
Çocuklarımız için yeni yıl kartpostalları hazırla mısınız?
Hazır kart da olur. Yeter ki içine, arkasına sizin elinizden bir kutlama yazılmış olsun.




sadece bir öğleden sonrası vardı


Bazen nefes almak, şarj olmak ve hayatın aynı eskisi gibi aktığını kendime kanıtlamak için küçük fırsatlarım oluyor.
Hafta içi denk geldi, birkaç saat zamanım vardı. Malum banka işleri, Serçev sergisi sebep oldu
Tunalı ya gittim. Sonra ÇSM de İran Günleri varmış.
Nasılsa yolumun üstü dedim. Şöyle bir dolanmadan edemedim.






 Sedef işçiliği, bakırcılık, minyatür, tezhip....
 Kültürlerimiz nasıl da aynı.




VE bir resim sergisi.


Son olarak Bakanlıklardaki TESK binasında Serçev yararına bir fotoğraf sergisi vardı.
"Kaybolan Meslekler" konulu.
Her fotoğrafın hikayesi ile.
Çok güzel yazılmış, çekilmiş. Bir sürü emek anlayacağınız. Yazık ki toplumsal duyarsızlık bir çok konuda olduğu gibi burada da kendini gösteriyordu.
Yeni sarayda o gün konuk edilen 500 TESK li standımızın yanından ellerini kollarını sallayarak geçip gittiler. Duvarda tanesi 50 tl olan resimlere gözucu ile kaçamak bakışlar atarak.
Hakkını yemeyeyim bir tek kişi bağış kutusuna 10 tl bıraktı.
O binada, o insanlarla nasıl ironik bir durum.





" Foto Hayat "


Ve Kuğulu Park.
Gerçek hayat ve kocaman bir hayatın eşiğinde olanlar...Çocuklar.
Kuşlar gibi, su gibi çocuklar.
O gün bana çok iyi geldiler.


12 Kasım 2016 Cumartesi

Maiasmokk Kohvik - Tallinn de 152 Yıllık Pastane

Haydi gelin bugün kahvelerimizi Maiasmokk Kohvik de içelim birlikte.
Biliyorum biraz uzak, üstelik orada bugün hava bir hayli soğukmuş. Ne yapalım, 
biz de fotoğraflarla yolculuk yapar, kahvenin mis kokusunu içimize çekip, kendimizi zamanda bir yolculuğa çıkarırız.
Baltık Denizi kenarındaki o masal şehrine gidelim mi hep birlikte.


1864

               (int den)

2016

******
Klio'nun Şarkısı'nda Sevgili Sezer öyle güzel anlattı ki Tallinn'i.
Müzelerini, çarşısını, tatlarını ve elbette bu eski kahve evini.
Bana sadece orada geçirdiğim güzel zamanların fotoğraflarını paylaşmak kaldı.


Yeri bu meydanda, Old Town da. 



İşte tam da burası. Kapısında durduğum bu binada.


İki vitrin penceresinin birinin içinde her vagonunda çeşit çeşit bezeler, kurabiyeler, badem ezmeleri taşıyan ve gün boyu çuf çuf edip, aşağı yukarı dolaşan bu tren var.



Diğerinde ise, Maismokk'un hizmete başladığından bu yana kullanılan fincanlardan örnekleri döndürüp duran bu güzel dönmedolap.




Deniliyor ki, turistlerin çoğu müthiş tatları denemenin yanı sıra en çok bu dönmedolap için geliyormuş Maiasmokk'a.




Cam tavan, yer karoları, aynalar, ahşap dolaplar ve içeriyi dolduran müthiş güzel koku insanı alıp başka bir yere taşıyor sanki.Hani neresi olduğunu, nereden bildiğinizi hiç bilemediğiniz,
 hatta bazen rüya yada okuduğunuz kitapların birinden gözünüzde canlandırdığınız bir yere.


Karşı duvarda bir gazetelik var. Böyle duvara asılanı daha önce hiç görmedim.


Aldım, baktım ve çok şık buldum. Kimlerin elleri değdi bunca zamandır, kim bilir?






Odalardan birinde badem ezmelerini birer bibloya hatta masal kahramanlarına dönüştüren
 bayanlar çalışıyor. 
Pastalarını ve kahvesini çok beğendim ama bunlardan alıp tatmadım. Öyle güzeller ki, yemeye kıyamam ben onları.





Bana kalsa daha oturur, daha çok vakit geçirirdim burada. Gençler sıkılmasa.. Neyse, 
yine gelmek, yine buluşmak üzere. diyerek ayrıldım buradan.


Bu arada,
Kalev, Estonların ekşi kremalı çikolataları. 
Benim de dostlarım için alıp getirdiklerim arasında ilk sırada olan bir tat.

Umarım sizin için de güzel bir yolculuk olmuştur Maiasmokk.
Hepinize güzel bir hafta sonu diliyorum.
Ağzınızın tadı hep güzel olsun, güzel kalsın.

10 Kasım 2016 Perşembe