20 Nisan 2017 Perşembe

Gelibolu

Çanakkaleyi, Geliboluyu anlatmaya benim aklım da, yüreğim de yetmez, biliyorum.
Zaten bu ilk Çanakkale yazım da değil buraya yazmaya çalıştığım.
Daha önceki yıllarda paylaşmaya çalışmıştım, vardır bir yerlerde. 
Bu defa fotoğraf altlarına kısacık cümlelerle sizi yanımda oralara götürmüş olayım. Ne dersiniz?




Denizin yaramaz, neşeli çocukları martılar eşliğinde geçtik Eceabat'a.
Hava güzel, günlerden de Pazar olunca müthiş bir kalabalık içinde oradan oraya sürüklendik sonra.


Şehitler Abidesi.





Seyit Onbaşı.



Sayısız şehitlik gezdik.


Anıtlar, kitabeler, nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz.





Dünyanın en uzun duvar rölyeflerinden biri.
E, destan uzun olunca duvarlar yetmez bu ulusa.



Kemal Yeri'nden Tuz Gölü


 Türkiye Cumhuriyeti'nin mimarı.


Conk Bayırı


Bu defa ilk gittiğim kadar çok ağlamadım.

Dua ettim, şükrettim ve kalabalıklardan kaçmanın yollarını aradım gezi boyunca.

Hala Gelibolu'yu ziyaret etmeyeniniz varsa, yapacakları listesinin en üst sırasına yazsın lütfen.
Yıllar önce rehberimiz
- Bundan sonra ki hayatınızda, Gelibolu dan önce- Gelibolu dan sonra.. 
diye bir ayrım olacak. Demişti.

Haklıymış!


15 Nisan 2017 Cumartesi

Bursa Kent Müzesi


Bursa gezimiz sırasında ekstradan verilen 1 saatlık zaman diliminde önce Kültür Bakanlığı'nın Turizm Ofisi ne, orada koşturura koştura en yakın müzeye attım kendimi.Koskoca tur otobüsünden müze arayan sadece benmişim meğer. Havlucuların, hediyelik eşya satan dükkanların önü insan almazken şehrin orta yerinde, Ulu Cami ye 100-200 mt uzaklıktaki, giriş ücreti simit parasına denk bu harika müzede in cin ve de ben top oynadık desem yeridir.



Müze merakınız olmasa bile bu güzel yapı sizi yoldan çağırıyor sanki.


Kaynaklarda bina ve müze için bakın neler anlatılıyor;

"Günümüzde müzenin bulunduğu bina 1926 yılında, dönemin ünlü şahsiyetlerinden Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından adliye binası olarak yaptırılmıştır. 1926 yılından 1999 yılına kadar adliye binası olarak kullanılan bu yapının mimarının, Kemalettin Bey adlı bir mimar olduğu tahmin edilmektedir. 2001-2004 yılları arasında ise Yüksek Mimar Naim Arnas tarafından restore edilen bu bina; 14 Şubat 2004 tarihinden itibaren Bursa Kent Müzesi olarak kullanılmaya başlanmıştır"


"Zemin Kat: Bursa Kent Müzesi’nin zemin kat bölümünde; Bursa tarihi ve şehrin yıllar boyunca yaşadığı değişimler, kronolojik bir sırayla gözler önüne serilmektedir. Bursa şehrinin Osmanlı Devleti tarafından fethi, Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa’nın imparatorluk boyunca tanık olduğu tarihi olaylar ve Kurtuluş Savaşı dönemi; müzeye gelen ziyaretçilerin gözünde canlanmaktadır. Bölümde yer alan Çağdaş Bursa adlı alanda ise Cumhuriyet dönemi boyunca şehrin gelişim süreçlerini; Bursa’yı Bursa Yapanlar, Atatürk ve Bursa, Mimari Yapı gibi konu başlıkları altında yapılan çalışmalarla görmek mümkündür."




Koridorlar boyunca, bir cam levha zamanı ayırıp, yüzyıllar öncesini ayaklarınızın altına seriyor.
Ne güzel, ne sihirli bir yol !






Çelebi Mehmet, Osman Gazi, Orhan Gazi, Ertuğrul Gazi... 
Balmumu heykelleri ile her dönemeçte sizi selamlıyor.




 Osmanlı askeri paltosu kalbinizi minnetle dolduruyor.


Yıldırım Bayezid'ı bulmuşum, kaçırır mıyım :)




Bakır levhada Manastır- Ata toprağım.


Şu güzelliğe bakar mısınız. Deri koltuklarına dokunmak, tamponuna ayak koyup poz vermek, klaksonunu muzurca çalmak istiyor insan.

Ben bu eski arabaların en çok nesini severim biliyor musunuz?
Koltuklar önde, arkada yekparedir ya... İşte ona bayılırım :) Oh, yan gel yat istersen yol boyu.
Yani arabayı siz kullanmadıktan sonra bu konfor değil de, nedir?

 Çocukken boyuma büyük gelen arka koltuk, önde annemle babamın  güven veren varlığı, motor sesi , candan dolan deniz kokusu ile daldığım melek uykuları...  ne kadar uzak.


Bodrum Kat: Bu bölümde, El Sanatları Çarşısı adında tematik bir galeri bulunmaktadır. 18.yüzyılda Bursa’yı ziyaret eden Avrupalı gezginler tarafından çekilen Bursa fotoğraflarının kaynak olarak alınıp koridor şeklinde düzenlenmiş olan bu galeride; dükkan canlandırmaları yer almaktadır. Müzenin El Sanatları Çarşısı’nda; şehrin yok olmaya yüz tutmuş el sanatları, marangoz, semerci, çinici, bakırcı, bıçakçı, şekerci ve yemenici gibi dükkanları, aslına uygun bir görünümde sergilenmektedir."





Şekerci, kahveci, tüm sevdiklerim yan yana sedir minderi gibi sıralanmışlar :)




**********

"1.Kat: Bursa Kent Müzesi’nin 1.Kat bölümünde ise Bursa’nın geçmişten günümüze yemek ve eğlence kültürü, gelenek ve görenekleri, giyimden barınmaya, dinsel yaşamdan komşuluk ilişkilerine kadar şehrin tüm yaşam biçimi gözler önüne serilmektedir. Karagöz ve Hacivat’ın hikayesinin de yer aldığı 1.Kat bölümü; müzenin Bursa’yı en iyi anlatan bölümüdür."



Bursa denilince; Zeki Müren, Zeki Müren denilince; Bursa elbette.


Müzeyyen Senar, İlhan İrem, Yıldırım Gürses.. aklımda kalan Bursalı sanatçılar.









Sahneyi üç dev ile paylaştım desem. Üzerine bir de yemin etsem başım ağrımaz!
( bir de üzerime çeki düzen verseymişim... perperişan haldeyim, gezeceğim diye baksanıza :)  )

********

Hep yazıyorum, hep yazacağım.

Siz benim kafadasınız, geziyorsunuz biliyorum ama yine söylemeden edemiyorum işte.

Müzeler varlıkları sürdürebilmek için bizim onlarını ziyaret etmemize muhtaçlar.
Sizin için hazırlanmış duvarlar, binbir emekle bir araya getirilmiş değerli eşyalar, heykeller, resimler... hepsi yolunuzu bekliyor. Biz buradayız. Diyor.

O sese kulak verin, takip edin. Adımlarınız sizi, hafif bir müziğin ruhunuzu okşadığı, mutlaka seveceğiniz bir şeyleri bulabileceğiniz bambaşka bir dünyaya götürecek.
Bu tadı alan her birinizin gözleri, benim ve bir çok arkadaşımın olduğu gibi gittiği her yerde bir
müze arayacak ve mutlaka bulacak. Müze aşkımla temin ederim :)