Kayıtlar

Ocak, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İzmit-Ankara-Arkadaşlar-Yollar

Resim
15 günlük karlı, yağmurlu İstanbul macerasından sonra, Harem den kalkan otobüs henüz elime tutuşturulan kahveyi bitirmeden beni İzmit-Halkevi'nde indiriverdi.

Bu şehrin gözü yaşlı haline alışkın olduğum için yağmur hiç gücüme gitmedi. Hani yağmasa, bir şeyler eksik kalacaktı sanki. Kadıköy de bilet almalarına yardımcı olduğum üç İtalyan, yol boyu hiç susmadıkları için mi nedir şakaklarıma yerleşen ağrı eşliğinde yolumu evire çevire, uzata uzata gittim varacağım yere.
Bir gün Kabristan ziyareti, bir gün arkadaşlarla yemek, gece kalmaları falan... Hepsi hepsi iki gün.


Yine de huzur oldu, yerleşti kalbime.



 Gelenek haline geldi. Yaz, kış ne zaman gitsem, marinadaki bu emektar teknede balık yiyoruz. Teknenin motoru yok ama ikinci kattaki salonun tam orta yerinde bir kömür sobası var :) Garsonumuz beceremeyince biz yaktık, etrafına dizildik.  Sobalı günlerin anıları eşliğinde bir güzel ısındık.

Bana göre şehrin simgesi olan Saat Kulesi teknenin içinden böyle puslu göründü. İzmit (Niko…

İstanbul ve Kar ve Ben

Resim
Ha bugün, ha yarın derken 11 ay olmuş memlekete gitmeyeli. On bir ayın sultanı gibi karşılanmak şöyle dursun, herkes " kar, kış seninle geldi" demez mi? Ama ne geliş! Evimiz bahçe katı, manzara güzel, gelen, giden de eksik olmayınca ilk bir kaç gün eğlenceliydi. Yeğenlerle hamur işi partileri yaptım. Kestane de pişirdik.  Bir bebek geleceği müjdesi ile sevinip, neşeli sofralar paylaştık.
Her zaman yanımda götürüp el sürmeden geri getirdiğim el işlerimin ipleri de bitince...  Eee... Ne yapacağız şimdi? Oldum :)

Karda yürümek, bileğimi kırdığımdan beri korkulu rüyam olduğu için,  beyaz örtünün kalkmasını beklemekten başka çare yok!

Site, kar altında adeta  Hogwarts'a dönüşünce, bak o camdan, bak öbür camdan.

Evin içinde bir oyun arkadaşım da var ama... Laf aramızda kendisi biraz tembel çıktı.




Karlar nihayet eriyip, fırsatını bulunca durur muyum, doğru Kadıköy. Bana yine rahat yok, bir rüzgar bir fırtına, başımdaki kapüşon uçuyor. Sonra, neye niyet, neye kısmet? Barış Manç…

Hediyelerimiz Edremit Kızılay Huzurevi'ne Sevinç Götürdü

Resim
Yeni bir yıl gelmeden bir kaç gün önce Edremit Huzurevi ile iletişime geçtim ve onların sıcacık, samimi yaklaşımı ile cesaretlendim.  Çoğu gerçek ihtiyaç sahibi bu güzel insanları birazcık daha mutlu edebilmek adına 50 yeni paket hazırladım. İtiraf edeyim birazcık abarttım. Bu süreçte bir çok telefon görüşmesi yaptık.Onlar da benimle kendi hazırlarını paylaştılar. Salonlarını kendileri süsleyip, gönüllü gençlerin müziği eşliğinde ve Kaymakam Bey ve eşinin katıldığı bir kutlama yaptılar.


Bana da o güzel günden bir kare gönderdiler.


Mutlu ettiklerinizden bir tonton amca.


Ve, diğerleri :)

8 Mart ve Anneler Günü için orada yaşayan teyzelere şimdiden hediyelerimiz hazır. Zaten topu topu 8 bayan sakini var. Bizim de bitmeyen hediye stoğumuz :))
İşte böyle... Yine sevgiyle çoğalan bir etkinlikler zinciri oldu çok şükür. Emekleriniz, gönderilerinizle iki huzurevi, Lösev, Hacettepe Üniv. Hast. Çocuk Onkolojisi ve Serçev'e uzandı elleriniz.
Sevindik, sevindirdik...

Ve Yaz aylarında bahçele…