31 Aralık 2018 Pazartesi

Öykülü Fularlar ile 2018'e Veda


Biliyor musunuz, bir markam var benim.
"Öykülü Fular "
İplerle, tığlarla oynayıp, tarih dinlerken öyle kendiliğinden ortaya çıktı.

Şimdiye değin bir çok kişiye ulaştı. Hem de henüz hiç bir mecrada paylaşmamışken.




Turkuaz; Halikarnassos


Kiminin öyküsü adında.
Kiminin ki henüz yazılmadı. 
Sahibinin boynuna sarıldığında, birlikte yaşayacaklarında gizli.


Perge



Allanoi


Troya


Gordion


Aspenos




Assos


Karlis Kali







Ve diğerleri :)















Bazen gözbebeğinizle içtiğiniz bir bardak çayda, ikiye böldüğünüz bir dilim pastada mutluluk.
Sizce de öyle değil mi dostlarım ?

Fularlarıma gelince, dediğim gibi hiçbir sosyal medya hesabımda yoklar.
Uzunca bir süre de olmayacaklar.

Eğer siz öykünüzü yazacağınız bir fulara sahip olmak isterseniz,
bana e-posta adresimden ulaşabilirsiniz.

tlnbozkoyunlu66@gmail.com

Hayat size iyi davransın.

Her biriniz mutlu öykülerin baş kahramanı olun :)

Sevgimle 



Divane Ağaç ( Yunus Emre)


KONU
Anadolu’da kanlı Moğol istilası sürmektedir. Kün Ana, Yunus’u doğurduktan sonra; “albastı”ya girer. Gördüğü sanrılar, hayaller, rüyalar içinde başka bir zaman dilimine geçer ve Yunus Emre’nin kaybolan mezarını aramaya başlar. Önce Yunus Emre’nin asası olan Divâne Ağaç’la karşılaşır. Yunus onun köklerinin altında yatmaktadır. Divâne Ağaç, Attar’ın kuşlarıyla olan hikâyesini anlatır. Kün Ana, Divane Ağaç’ın yardımı ile ağacın altına,  köklerine iner. Orada Hacı Bektaş-ı Veli, dervişler ve yıllardır köklerde yaşayan Issızlığın Yılanı’yla karşılaşır. Onların anlattığı Hallac-ı Mansur, Ceylan ve Mecnun, Fırat ile Dicle’nin hikâyelerini dinleyerek, sorgulayarak Yunus’un izini sürer… Issızlığın Yılanı’nı emzirirken yılan tarafından ısırılınca rüyadan uyanıp gerçek zamana dönmek için yolculuğu başlar. Kün Ana‘yı gerçek zamanda hiç tahmin edemeyeceği bir sürpriz beklemektedir.






2018 de izlediğim son tiyatro oyunu Divane Ağaç (Yunus Emre) oldu.
Serçev Kurucularından Sevgili Mehmet Gürkan'ın Hacı Bektaş-ı Veliyi  canlandırdığı oyun anlatımı ile farklı,
kostüm ve sahne tasarımı ile muhteşemdi.

Yeni yıl sizi sanatla kucaklasın.
Sevgiler!


Güzel Şeyler Bunlar



Amélia, Portekiz de yaşayan benim gibi bir yüksük koleksiyoneri arkadaşım.
Her yıl bana böyle güzel paketler yollar.
Yazdıkları ile kalbimi sımsıcak yapar. Ben de onu unutmam, sevineceği sürpriz paketler hazırlarım.
Son yıllarda beni ülkesine davet edip duruyor, ben de onu :)
Bakalım yola düşen kim olacak ?




RAK, Ravelry de bir karşılıksız iyilik hareketi.
Her ay, özellikle o ay doğanlar listesine dileklerinizi yazarsınız.
Dünyanın herhangi bir yerinden, biri sizin adresinizi ister ve bir tek isteğinize dahi böyle 
kocaman bir paket yollar. 


Güzel şeyler bunlar :)


Bu arada 2018 in son günlerinde Serçev'in 17. Kuruluş Yıl dönümünü Bir kahvaltı ile kutladık.
Kurucu üyelerimiz, ailelerimiz ve biz gönüllüler hep birlikte bir kez daha
" ne güzel bir işin içindeyiz" dedik.

Her çaba biraz daha yaşanılır bir dünyaya bir adım.
Ve
Biz koşmak istiyoruz!


MİM 2018 - Cafe Tigris'e Teşekkürlerimle

Sevgili Tigris'e ithafen :))

1- 2018 senin için nasıl geçti?
 
Ne yalan söyleyeyim, güzel geçti maşallah.
Benim bir yıl için bunu söylemem pek mümkün olmamıştır. Nankörlük olmasın ama bir güler, iki ağlarım genelde. Doğrusu bu, bilenler bilir.Lakin makus talihimi bu yıl yendim mi? Evet, yendim!
Hasta da oldum, üzüldüğümde oldu. Haksızlığın büyüğünü yaşadım ama her biri çok güzel kazanımlara vesile oldu benim için. Hatta bunların sayesinde harika insanlar kattım hayatıma.

2- Bu yıl yapmak istediğin ama yapamadığın bir şey var mı?

Bir tek şey var. Onu da 2019 da yaparım artık :)

3- 2018'i bir tatlıya benzetsen neye benzerdi ?

Aaaa... bak buna cevap vermem çok zor. Sanki hepsinden biraz var. Hem sufle, hem trileçe, hem burma, hem hoşmerim, hem cevizli kabak tatlısı, hem güllaç.... off canım istedi şimdi.

4-Bu yıl en sevindiğin olay nedir?

Tereddütsüz, küçük oğlumun istediği kuruma atanması. Elhamdulillah.

5- Bu yıl en çok hangi filmi, diziyi, müziği, kitabı beğendin?

Hemen hemen hepsi internet üzerinden olmak kaydı ile bu yıl çok film izledim. Pek çoğunu beğendim ama en beğendiğim şudur diyemiyorum.

Dizilerden yabancı ve Türk diye ayırayım çünkü bu ikisini de çok beğendim.

  -La Casa de Papel  ( sanırım sevmeyen yok )
  -Şahsiyet  ( Haluk Bilginer bir duayen )

Müzik galiba en çok Cem Adrian dinledim. Özellikle "öf... öf"

Bu yıl geçen yıldan daha fazla kitap okudum, kendimi çok sevdim. Aferin, dedim :) 
Artık herkes biliyor, Üç yıldır vakit buldukça Milli Kütüphane de görme engelliler için kitap seslendiriyorum.
Böylece evde, yolda kendi seçtiklerimi, Konuşan Kitaplık da benim sesime uygun olarak seçilenleri okuyorum.

Orada bir yazarla tanıştım. Aslında olay şöyle oldu, Yaz başında bana çok zor bir kitap verildi ( Sezai Karakoç ) Okudum ve güzel geri dönüşler olduğunu mutlulukla duydum. Ödül olarak okurken çok eğleneceğimi söyledikleri bir kitap verdiler sonra elime. 
Mine Sota- Büyüyünce Çocuk Olucam. Gerçekten okurken çok güldüm. Öyle ki sayısız kahkaham yüzünden kaydı defalarca durdurdum. Bu beni 2018 de  en çok eğlendiren kitaptı.
En çok etkileyen ise yılın son haftalarında 1800 sayfayı içerek okuduğum Elena Ferrante'nin dörtlemesi 
 " Napoli Romanları " oldu. Müthiş bir yazar Ferrante bana göre. İyi ki tanıdım. Dediğim.


**********
İşte böyle. 
Aslında biten 12 ay ile ilgili her yıl yapmaya çalıştığım bir almanak oluyor.
Bu mim onun özeti gibi oldu. Ben yazarken çok mutlu oldum. Umarım siz de okurken eğlenirsiniz.

Yeni yıl biterken çok daha güzelini yapalım hep birlikte inşallah.
Amin, amin, amin!









2018 Giderken Biz Çok Çalıştık


Daha önce bizim evi geçici üs edinen o birbirinden kıymetli hediyeleriniz, 
o güzelim el emekleri, o cıvıl cıvıl kartpostallar önce Serçev'e getirildi.


Sonra ben, derneğimizin her işe bakanı sevgili Eda, hatta dernek başkanımız Süheyla Gürkan tarafından tek tek paketlendi.




Yeter mi, yetmez mi diye karnıma giren ağrılar boşunaymış arkadaşlar.
Yüzlerce hediyemiz oldu.
Bu şenlikler okullarımızda olacağından çok fazla hediyeye ihtiyacımız vardı.
Bir kısmını elimizdeki nakitle satın aldık her yıl olduğu gibi.

Çoğaldı, çoğaldı..... kocaman oldu sevgi dağı.

***********


Geçen haftanın iki günü Merkez Bankası'nda çocuklarımızın gül hatırı için verilen izinle 
iki gün üst üste stant açtık.


İnanılmaz duyarlı çalışanları sayesinde standımızda hepimizin emeğinden, annelerimizin dikip boyadıklarından ne varsa, neredeyse her şeyi sattık :)
Nasıl sevindim anlatamam.
Bir sonrakine daha çok daha güzel hazırlanalım! Dedik


Ve... Ankara'nın ayazında nasıl üşüttüysem, o gün bugün hayatımın rekorunu kırarak yataklardayım.
Bugüne değin içmediğim kadar sıvı ve ilaç tükettim.
Yatmanın insanı nasıl boğduğunu, her saat Allah'a şükürler ederek bir kez daha idrak ettim.
Rabb'im hastalarımıza şifa, borçlulara eda, dertlilere deva versin tez günde inşallah.
Bugün biraz daha iyiyim.
Masada oturabiliyor, size anlatıyor da, anlatıyorum çok şükür.


Dahası da Var :)



Daha neler neler vardı.
Bakalım mı?


Şimdi hepsi ya paketlerde, ya da yeni sahiplerinde.
















Serçev okullarında yapılacak şenlik ve hediye dağıtma etkinliklerimiz Ankara daki hava koşulları sebebi ile yeni yılın ilk günlerine ertelendi.

Yani bu hikaye henüz bitmedi dostlar.
Dahası var.