17 Aralık 2018 Pazartesi

Hacı Bayram Veli Hz'nin Evi - Kasım da Bir Gün



Mutluysam da, mutsuzsam da buradayım ben.
Ankara daki kaçış mekanlarımın başında geliyor Hacı Bayram.
Bazen planlı, bazen de öyle aniden içimdeki sesi izleyerek düştüğüm yol sıklıkla bu huzurlu
yere çıkıyor. 


Hacı Bayram'ın Evi'ni gezmek için hep geç kalıyordum.
Çünkü saat 17:00 gibi ziyarete kapanıyor burası.
Geçen sefer kaçırmadım.


Küçücük bir yapı zaten.
1 Oda, 1 mutfak, 1 sofa dan ibaret.
Ne deniyordu;
Gönle sığan, her yere sığar :)








Böyle işte. 
Sadeliğin, basit olanın ferahlatıcı güzelliği.


Avlu da böyle bir anıt var.


Ne diyelim;
Kitap olsun, taştan olsun!


Dönüş yolu olarak da bu güzel havuzun yanından Ulus Meydanı na inen yolu seçiyorum hep.

Ne diyordum,
Ankara da en çok sonbaharı seviyorum ben.




11 Aralık 2018 Salı

Seramik Atölyesindeyiz


Nasıl da duruyorum :) Bakan tabloları ben yaptım sanır.


İzmit deyken Güler'in seramik kursuna , misafir öğrenci olarak katıldık.


Önceden bizim için hazırlanmış kupaları beş dakkada boyadık ( yetenek böyle bi şey arkadaş)


Sonra kalan sürede diğer odaları dolaştık. 


Tablara baktık, inceledik ve evet, pek beğendik ;)


Öyle ki, biz yapmışız gibi de poz vermeyi ihmal etmedik.


Bu da öyle bir gün ve deneyimdi.


Bir başka gün bamya çorbası içmeye gittik Konyalı'ya.


Eski demir yolu, şimdi tramvay yolu güzergahındaki istinat duvarı üzerine,
şehirdeki yapıların replikalarını yan yana dizmişler.


Yonca'nın abisi Mete bizi sonbaharı tablo gibi yansıtan bahçesinde çaya davet etti.


Minderler kaldırıldığı yerden geldi, salıncağa yerleştik.
Fırından sıcacık poğaçalar çıktı, çay demlendi.... Ne güzel şey şımartılmak!




Gece de bu pamuk güzeli ile muhabbetimiz iyiydi.

Bol muhabbetli günler herkese.
Sevgimle



9 Aralık 2018 Pazar

Ankara da, Kasım da


Kuğulu Park





Ve Tunalı Pasajı'nın alt katı.








TESK Sanat Galerisi'nde resim ve hediyelik eşya sergisi.




Olgunlar da kitapçılar.


Perşembe Pazarı içindeki balık lokantası. 



Gece gece Sakarya Caddesi. 


Serpil Abla'm gelmiş İstanbul dan.


Bahçeli de ünlü 7. Cadde


Gökkuşağı Halk Ekmek de zeytinli poğaça, tereyağlı simit ve Kızılay mandalina :)
Tam da Milli Kütüphane 'nin önünde.
Seslendirme sonrası benim değişmez menüm.


Evimizin yanındaki park da erken çöken akşama inat keyif zamanlarımız.



Evde peynirli, otlu ekmek,


Maltepe de hamsi tava.


Her zamanki yerimizde arkadaşlarla kaçamak.


Sonra yollar, yollar...

Yollarınız sevgiye çıksın!




5 Aralık 2018 Çarşamba

"Baş Belaları"


Biz değiliz, yani bence biz değiliz.
"Baş Belaları" gideceğimiz tiyatro oyunun adı sadece.
Tesadüfe bakın ki, oyunda da tam tamına üç karakter var :))



Öncesinde bir kahve. 
Şöyle martılı, iyot kokulu, hafif dalgalı...


Sonra dooğru tiyatro salonuna.


Dost Elver'i ezelden beri severim.
Oyunda fark ettim ki, boşuna değilmiş.


Sabancı Kültür Merkezi içindeki bu kahve evine bayıldım.


Çıkışta da çay içelim bari.


Keyf!in .. Adı da güzel değil mi?


Bu niye burada?
Elbette kapağının içinde yazan, kalbimi orta yerinden vuran cümle için.


Aynı güzel tatta günlerimiz olsun inşallah.