Kayıtlar

Mart, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
Kısa bir süre için...

ÇSM de Geçen Hafta ve Sunay Akın

Resim
Metro Sanat Galerisinde 18 Mart Çanakkale Zaferi dolayısı ile anlamlı bir sergi vardı. Büyük Şehir Belediyesinin aynı zamanda bilgilendiren bu çalışmalarını takdirle karşılamamak mümkün değil.

 ÇSM de Aşık Veysel sanatçı Zeki Dinlenmiş'in tablolar ve bir dinleti ile anılmıştı.
 Sona ermeden önce mutlaka görmek istediğim bir başka sergi  Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneğinin büyük sergisi idi. Mutlaka gezilmeli dedirten çalışmalarla dolu idi galeriler.








 Ve,Sunay Akın.
Yine güldüren,düşündüren bir öğretmen.
Kalabalık salona sandalye taşıyan,oyunun orta yerinde öksüren izleyicisine su  getiren,son derece samimi ve saygılı hali ile seyircisine iki saat den fazla bir hipnoz yaşattı.


( O ne la?)
Savaşta köşkünü hastane olarak kullandıran bir Paşa yı anlatırken  ''Var mı böyle insanlar?'' diye sorunca.
Ben de ''Bu da birşey mi?Ben köşkünü Oyuncak Müzesi yapanı tanıyorum.''  Dedim  : ))
Yalan mı ama?
Ünlü bir porselen bebek üreticisi bir zamanla…

Etimesgut Huzur Evi ne Sevginizi Götürdük

Resim
 Şimdi Mutlu Etme Zamanı dedik,
güneşli bir Ankara gününde çaldık kapılarını. Etimesgut Belediyesine bağlı huzur evi  sevimli,aydınlık yüzü ile karşıladı bizi.


 Önce Emine Teyzenin elini öptük. Çoktan beridir görmediği ahbaplarıydık sanki Dilek,Elif,ben ve Nazan. Nilgün Hanım tek tek gezdirdi bize birer hayat saklanan odaları.

Şükran Hanım kendisine her şeyi unutturan bir kötü hastalıkla mücadele ediyor.
Adımı soruyor,yine soruyor hep aynı tebessümle.

 Albayın eşi her akşam yemeğe inerken değiştiriyor günlük giysisini.
Rujunu sürmeden çıkmıyor odasından.
Bu akşam da dore bir çanta takmıştı koluna,biz gördük.
Göğsünde bir antika broş..

 Kiminin omuzlarına pembe bir şal sarındı çoktan unutulan pembe hayallere inat ,
kiminin dizlerine sıcacık bir örtü.
 Görür görmez kapıda ayakta karşıladı bizi.
Saygılı,nedensiz mahcup hali ile.
Titreyen elleri ile tutarken elimi,hasta oda arkadaşına da baktığı söyledi bu zarif hanım.



 Her biri çekinerek kabul etti hediyelerimizi. Misafirliğe eli boş gid…

Her Ev Bir Ömür

Resim
Şükran Hanım Eskişehir de yaşıyor. Benim yengem. Son derece zarif,zevkli,hoş,becerikli biridir. Sevgisi de kalbimdeki yeri gibi özeldir. Fotoğraflar böyle bir yazı hazırlama düşüncesi ile çekilmedi aslında. Ben sadece dantelleri görüntüleyecektim ama objektife takılanları da paylaşmadan duramadım. Aslında daha ne çok sevimli detay vardı. :(





Bu peçeteliğin alt kısmı tülden dikilmiş. Kim mi dikmiş? Yengemin rahmetli annesi.Eski enstitü mezunlarından . Çok şık ama değil mi?


Evde dayının da yengenin ayrı odaları var. Yengemin odasında el işlerini yaptığı,kitabını okuduğu köşesi. Gittiğimde bu kanepenin diğer ucunda ben :) Yastık kılıfları için akfil-saten kullanıyor.Nasıl güzel durmuş. Bendekiler daha inceydi sanırım. Yeni üretilenler daha güzel. Küçücük bir kesit oldu kocaman evden. Olsun,ben giderim yine nasılsa  ;=)