13 Ağustos 2015 Perşembe

Küçük Ev de Günler Geçerken

  

Zaman hızla akıp gidiyor işte. Yine evlere acı, yüreklere matem bırakıyor.
Şırnak da şehit olan fidanlardan Bir'i küçük oğlumun dersaneden arkadaşı. Üzgünüz, kırgınız ama en çok da bize bunlları reva görenlere öfkeliyiz!
Yine de
Bir ayı geçmiş buraya geleli. Televizyon izlemiyor, radyoyu dahi açmıyorum. Yine de olanı biteni biliyorum. Nasıl bildiğimi bilmeden.

Bazen yüzmeye gidiyor, çoğu zamanımı evde geçiriyorum. Misafirlerim geliyor çokca.

Lise arkadaşlarımdan gelenler bile oldu bunca uzağa :)

Sem geldi örneğin. 



Komşularım ise hiç yanlız bırakmıyorlar. Sanki hep hayatımdalardı. Öyle sıcak, öyle yardımcı.
Kahve saatleri, tavla partileri... Gündemi daha ziyade onlardan öğreniyorum. Buldum !!!

En sıkıntılı zamanlarda kitaplara kaçmak yine en kolay yol. 
Sayfalarda anlatılanlara çok kafa yormayacağınız türde olanlar tam da bu ortama göre. 
Bir ayda bu kadar kitap okumam, içimin sıkıntısı ile doğru orantılı galiba.

 
Deniz kenarı okumalıkları ve geciktirdiklerim ( İstanbul/Lizbon'a Gece Treni ) 

  

Eski tv sehpası boyandı ara ara.

 
Hoş, kapaklarını monte edemedim günlerdir. Ne gam !


Matruşka sehpaları da boyadım, yuvarlak olanı da. Sonra bulaşık teli ile eskittim bi güzel.

  

Karanlık günlere inat, beyaza boyayasım var herşeyi böyle.


Motif etkinliğimiz var birde. Ona da katılmış olmasam, elime iş alasım yok. Zor bela her ay 25 motif örmeye çalışıyorum. Normalde 3-4 günlük iş, ay içinde sürüklenip duruyor.
Haziran Berfukuş'a gitti;


Temmuz, Nilay Hanım için örüldü. Bugün Sapanca ya doğru yola çıktılar. 
Sevgili Nilgün Komar'ın etkinliğinin en güzel yanı gönderilerin içine bir de kitap koymamız galiba. 
Ne dersiniz?

  

Evden çok uzakta olsam da yüksükler dünyanın bir çok farklı yerinden gelip beni bulabiliyor :)
Bunlar çok önceden yazıştığım bir İspanyol arkadaşımdan.


Bozcaada da hatıra yüksük bulmam ise gerçekten sürpriz oldu. 

 Üzerinde adanın sembollerinden saat kulesi var!


Bu satırları gecenin bir vakti, yine bu zeytin ağacının altında yazıyorum.
Bahçede  Sezen " Geri Dön " diyor, genç sesi ile.


Ayrılmadan size bir de kolonya ikram edeyim. 
Buyurun efendim!
İsteyen Zeytin Çiçeği, isteyen Lavanta alsın. Yine görüşelim !




28 yorum:

  1. Nasip olur da içinden geçerken beden, akıl ve ruh sağlığımızı sağlam olarak kurtarırsak; ne kadar tuhaf bir zaman dilimi yaşadığımıza şahit olacağız gibi geliyor bana.

    Gencecik körpe bedenler toprağa ne için düşüyor, neden bir yandan egolar ve türlü çeşit yakıcı patlamaların (doğal ya da insan yapımı) aynı anda patlayarak hayatı cehenneme çevirirken ne mesaj verilmek istendiğini de anlayabileceğiz?

    İnsanoğlunun karanlık tarafa ve tarafına verdiği hizmet; ne gibi sonuçlar doğuracak göreceğiz.

    Böyle dönemlerde üzerimize çullanan karanlığı delmeye çalışmak, umudu ve iyiliği unutmadan tökezlememeye çalışmak da boynumuzun borcu...

    Ben de TV den aylardır uzakta yaşıyorum. Ama işte internet sağolsun...

    Neyse;gelelim yapılıp kotarılanlara :

    Bu süreçte yaptığınız herşeye bayıldım. Sahilin taşıdığı iyot ve çam ve zeytin ağaçlarının ürettiği iyonlar sağolsun..... İçinizdeki ışığın ve umudun kıpırdanmalarına sebep olan o küçük eve çoook sela ve sevgiler buradan.

    Lavanta kolonyası alayım zahmet olmazsa :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog yazmanın bünyeye en faydalı tarafı bu galiba Nurdan Hanım'cım. Bu dünyada yanlız değilim duygusunu doyasıya yaşamak!

      Küçük keyifler bile vicdan sızlatıyor bugünlerde insana.
      Ama ben ve benim gibiler bu sinsi planın mağduru olmamak için çaba sarfediyoruz.

      İyi varsınız, buradasınız. Hepiniz benim için çok özel ve güzelsiniz.

      Sevgiler

      Sil
  2. Bir kasvet bir karamsarlık ortalıkta. Kendimizi mutlu etmeye çabaladıkça daha beter oluyor , komik durumlara düşüyoruz diyeceğim de neresi komik ?
    Bu millet birilerinin hırsından , yalancıktan akıttığı gözyaşlarından bıktı ya!
    Yeter artık yeter!
    Nesini paylaşamadık bu üç günlük hayatta bir karış toprağın ?
    Sıcak bir yandan , sırtım hiç olmadığı kadar ağrıyor ama şikayet etmeye utanıyorum , o yavrucakları ve analarını düşündükçe.
    Amaaan senin de içini kararttım. Güzelliklere değen ellerin yüreğin sağolsun. İyi ki varsın 💞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiş olsun arkadaşım.
      Yaşıyoruz ve bunun için suçluluk duymamalıyız. Zor zamanlar geçiriyorsak, geçiyor demek ki....

      Ay, ne diyorum bilmeme ki!

      İşlerime gelince harika, aman aman güzel, olağanüstü falan olmaları için hiiç uğraşmıyorum. Zaten o kadar geniş yürek de kalmadı açıkcası.
      Bana özel, bana güzel olsun yeter :)

      Sil
  3. Öncelikle başınız sağolsun. Ben de haberlerden uzak duruyorum. Ama dediğiniz gibi habersiz ya da kayıtsız kalamıyoruz. Öte yandan çok zengin bir yazı olmuş. Her şey çok güzel ellerinize sağlık. Benim yerime de bol bol denize girin. Ben denize girince ruhumun arındığını hissediyorum. Normal günlerin geri gelmesi dileğiyle sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu 3. Yazışım size. Ben yzıyorum int. Gidiyor. O inat, ben inat. Bakalım nereye kadar.

      Sağolun Sardunya, geçecek bugünler de...

      Yüzerim sizin içinde , yüzmem mi? Benden böyle işler isteyin yeter ki.
      Çok sevgiler körfezden :)

      Sil
  4. kesinlikle canım ben de uzak kalmaya çalışıyorum kötü haberlerden ama nereye kadar bir şekilde duyuyoruz. çok ama çok etkileniyorum günlerce etkisinden kurtulamıyor ağlıyorum o nedenle uzak kalmaya çalışıyorum :( hiç böyle kötü şeyler olmasa

    YanıtlaSil
  5. Merhaba
    Yazlığınız bana Ege'yi hatırlattı.Orda bir yer mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Altınoluk/Küçükkuyu arasında bir yerdeyiz . Ege dediğiniz gibi.

      Sil
  6. Huzurlu ve mutlu geçirdiğimiz anlardan suçluluk duyar olduk.. Artık ülkem bir huzura kavuşsa, insanlar abuk subuk hırslarını bir kenara koyup akıllarını başlarına toplasalar..

    YanıtlaSil
  7. Sevgili Tülin hanımcım yok olup giden onca canlar hepimizin canini yakıyor dualarımız bir an önce bu olayların bitmesi boyamaların güzel görülüyor iyi günlerde kullan her şey gönlünce olsun

    YanıtlaSil
  8. Her ne kadar bi şeylerle uğraşmakla günler geçsede o günlere üzüntü sıkıntı eşlik ediyor. Etrafın da acı, keder, üzüntü yaşanıyorsa bir insan ne kadar mutlu olabilirki? Tabi bir insan vicdan denecek şeyi biliyorsa.......
    Sevgiler, selamlar.

    YanıtlaSil
  9. Motifler, kolonyalar, zeytin ağacı hepsi insana huzur veriyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Teşekkür ederim. Ne güzel !

      Sil
  10. Sevgili Tülin,
    1000 yazıma ilk yorumu yapan sen olduğun için hediyeyi sen kazandın... Benim fotoğraflarım arasından istediğin fotoğrafı seçebilirsin... Hangi boyutta istersen o boyutta bastırıp sana göndereceğim.... :-) (tabiki istersen) ... herzaman şansın bol olsun.... sevgiler....arzu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A, ne hoş bir sürpriz !
      Çok teşekkür ederim. Seçmek çok zor olacak. Ne yapsam ki ! !

      Sil
  11. Evet o yüzden zor görevi sana bıraktım.... :-) normalde benim çok beğendiklerim hiç like almıyor... :-) neyse fotoğaf olayı şart değil eğer istemezsen minik bir başka hediyede gönderebilirim. Önemli olan benim için sadık bir okuyucumu ödüllendirmek ve beni hatırlatan birşeyi ona armağan etmek... sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusu şu ki, eski bir takipçi değilim. Yeniyim ama beğendiğim için, hatta bayıldığım için takipteyim.
      Asla hayır diyemeyeceğim tek hediye bir Dikiş Yüksüğü. Lakin ben fotoğraflarınızdan birini tercih ediyor, üzerinde imza da olursa tadından yenmez diyorum.
      Aslında seçtim bile :)
      Bir Gökçeada fotoğrafı. Hani çatısı çökmek üzere, bahçesinde turuncu borazan çiçekleri olan eski köy evi var ya... İşte o olsun.
      Bakınca bana bir hikaye anlatıyor o ev.
      Boyutlarını daha sonra bildiribilir miyim?

      Teşekkürlerimle. İyi akşamlar.

      Sil
  12. Hemen fotoğrafı ayırıyorum....:-)

    YanıtlaSil
  13. Ülkemizin hallerine içimiz yanıyor. Sadece üzülmekle kalmayıp sorgulamalıyız düzendeki yanlışlıkları.Umarım sonumuz hayırlı olur. Öte yandan ne hoş detaylar paylaşmışsınız bizimle. O kanaviçe işlemeli beyaz örtünüz çok otantik ve zarif. Tığ işleriniz harika. Komşularla ilişkileriniz hep böyle imrenilesi olsun. Sevgiler, selamlar bizden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)

      Sizi burada görmek yine çok güzel. Kanaviçe örtü eltimin annesinin yıllar önce işlediği bir karyola eteği. Ben de serinlik ve bakınca zevk veriyor diye çekyatın üzerine örtüyorum. Aslında salon denilen o minicik yeri tam olarak görseniz tam karşısında bir tane daha var. Bu defa işleme farklı. İşleyen de. Annemin benim için işleyip dantelini ördüğü bir etek.
      Şimdi Ankara ya döndüm, dip bucak bakıp başka var mi diye arıcam. Bayram da gelen tüm misafirlerim bayıldı :))
      Komşularıma gelince kocaman sitede meşhur bizim kat. E, kolay değil. Dipdibe 6 haneyiz. Kışın herkes kendi şehrine döndüğünde benim yardım etkinliklerim için el işleri üretenler bile var :) ne şanslıyım değil mi? Keşke daha uzun süre onlarla olabilsem.

      Ay, ne çok yazdım !
      Yine gelin olur mu? Ben çok sevindim.
      Çok sevgiler.

      Sil
  14. Tülincim merhaba... Çerçeve hikayesine bayıldım... Fotoğrafçıya çerçevenin boyutunu söyleyeceğim oda baskısını yapsın. ancak sormak istediğim paspartu görünümlü istermisin. Yoksa fotoğrafın tamamı içinde olsun mu. ? yani fotoğrafın baskısında beyaz kenarlar olsun mu olmasın mı? sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paspartu olsun, olsun :)
      Aslında bu çizgi roman karakteri adı gibi olan kelimeyi yazacaktım. Doğru hatırlayıp hatırlamadığımı hatırlamadım :)
      ( aynı kelimeyi cümlenin içinde bu kadar tekrarladığımı duysa öğretmenim beni defterden siler )

      Çerçeveye gelince, bu değerlendirme merakı insana neler yaptırıyor ben bile şaşıyorum. Sen bundan bi şey yaparsın lardan sona. Ben bundan bişey yaparımlar geldi ne yapayım. Boyaması bitince fotoğrafını çekerim. Tam olur :))

      Hadi, iyi geceler.

      Sil