1 Nisan 2020 Çarşamba

Corona Günlerinden Önce İstanbul


En son Ekim de İstanbul'daydım.
Epeyce zaman geçti, orada hala bir evimiz varken bir kez daha gideyim demiştim. Corona henüz korkutucu yüzünü tam göstermemiş, Wuhan'dan yollara düşüp bize kadar gelmemişti. 


Bir daha ne zaman böyle kaygısız dolaşabiliriz sokaklarda bilmiyorum.



O yüzden fotoğraflar blogda yer alsın, ben de arada uğrar bakarım bari dedim.



Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde oğulcuğuma anıtın üst tarafında bir madalyon içinde portresi yer alan Sabiha Ziya Hanımı anlattım.



Atlas Pasajı, uğramayalı yıllar olmuş.
Zaten pasaja da olan olmuş :(






Beyoğlu'ndaki Yapı Kredi Kültür Sanat'da Sagalassos Sergisi vardı.
Henüz geçen yaz Burdur da kaldığım günlerde Arkeoloji Müzesi'nde üç kez  ziyaretlerine gittiğim eserleri İstanbul da tekrar görmek, başka bir şehrin telaşlı kalabalığında sevdiğiniz birine rastlamak gibiydi.




Sen her saat, her gün, her yıl ve her mevsimde böyle güzel olmak zorunda mısın İstanbul? Bana ait ama sende kalmış öyle çok şey var ki...
Bundan mı bana hep bir hazine sandığı gibi görünüyorsun sen?





Oğlum iki yıldır sayısız kez önünden geçmiş bahçe kapısının.
 İçeride bu yapının olduğunu ben gösterdim :) Önünden fark etmeden geçip gidenlere üzülüyor insan.   Ne diyordu ünlü rehberimiz;

' İstanbul da yaşamayın, İstanbul'u yaşayın'








Kuşbakışı bakıldığında haç şeklindeki neogotik yapı ilk olaarak 1724 inşa edilmiş, sonra yenilenerek 1912 yılında ibadete açılmış.












Ah Çiçek Pasajı !

Ben sussam, sen anlatsan 19 yaşımın deli dolu anılarını.
Gül, abim ve ben.... Kahkahalarımız sinmiş midir senin asırlık taş duvarlarına? Ömrü sende geçmiş kırmızı rujlu, yakasından eksik olmayan kırmızı gülü ile Madam Anahit'in akordeon nağmeleri ?
Sonra eşimle el kadar bebeğimizi de alıp trene atlayıp atlayıp hafta sonlarında sana gelişimizi. Kucağındaki minik oğluşuna usul usul ninni söyleyen anneyi sen de hatırlıyor musun?

Kısacık bir an için ödünç verir misin onları ? Söz geri vericem :(


*********






22 yorum:

  1. çok güzel yerler çok güzel anılar :) kaleminize sağlık

    YanıtlayınSil
  2. Bu şehirde yaşamasaydım bu güzel anlatımdan sonra büyülenir ve şehirkolik listemin en başına yazardım İstanbul'u. Her zamanki tadinda tuzunda , keyifle okudum , çiçek pasajinda sofraniza oturdum. Durma hep yaz ve anlat lutfen...

    YanıtlayınSil
  3. yaşarken hasretini çekiyoruz şimdi.çok mu şikayetçi olduk kendisinden acaba İstanbul'un? Yoksa insanlar çekilince koca şehirde biraz nefes almış mıdır?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence hem İstanbul'a, hem içinde yaşayanlara iyi geliyor bu ayrılık. İnsanlar düşünüyor, İstanbul dinleniyor. Ya da ben öyle olmasını umut ediyorum Mehtap Hanım.

      Sil
  4. Değerli,içeriği epey zengin bir gezi;tebrik ediyorum..

    YanıtlayınSil
  5. Neler gördü geçirdi, ne talanlara uğradı lâkin yine de özeldir İstanbul. Yine çıkılacak sokaklarına, yine yolunuz düşecek buralara, anılarınıza anılar katacaksınız.

    YanıtlayınSil
  6. İstanbul'u yaşamısşın hakkaten Tülin abla. Ne güzle bir gezi olmuş. Umarım bu günler en kısa sürede biter.

    YanıtlayınSil
  7. Fotolar cok guzel ama 3 numaraya, vapurdan Istanbul silueti ile gunbatimina bayildim!
    Universite yillarini Istanbul'da gecirmis bir kisi olarak ben de ara ara cok ozluyorum Istanbul'u...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Değil yıllarınızı bir gününüzü dahi geçirseniz, yine özletir kendini İstanbul :)

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. Aqui estamos.
      Desejo que você esteja saudável e seguro, meu amigo.

      Sil
  9. istanbulun tadını çıkarma vakti :)

    YanıtlayınSil
  10. Güzelmiş. Biraz burukluk yaşadım doğrusu. insan evde hapis hayatı yaşayınca. Nostalji şart; aynen eğitim şart dediğimiz gibi. Önce sağlık gibi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir de şehirlerarası yasağı düşünün. Ben Ankara dayım :(

      Sil
  11. Selamlar Blogunuzu Takipteyim Sizde blogumu takip edip son yazıma yorum yazarsanız çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlayınSil