İlk kez zeytin ağaçlarının çiçeklendiği mevsimde Küçük Ev deyim.
Sahiller ıssız.Karşı kıyıların ışıkları az.
Kim getirip koymuşsa iyi etmiş bu tahta sırayı.
Bazen kitap okuyorum,bazen el işimi yapıyorum oturup.
Bazen de eteğimdeki taşları döküp diziyorum üzerine böyle :)
Manavımız kapalı.Bu defa mevsimi ondan önce açtım.
Doğanın tazelenme mucizesi.
Binlerce yıldır tekrarlanan.
Su yolu boyu benim yürüme yolum.
Gün batımları serin,hüzünlü yine de.
Kocaman bir gülüş gibi komşu verandanın çiçeği.
Dost ellerde büyümüş,o yüzden böyle güzel belki.
İda'nın eteklerinde durum böyle.
Gün doğumları bülbül sesli,sabahlar mis kokulu,geceler dalga sesli.
Yaralara merhem bir durum anlayacağınız.
Ayrılmak zor buralardan ama ne çare ...