Fatma Üçer Huzurevi'ne bu 3. ziyaretim.
Yaşlılarımız için her ay düzenlelnen "bu ay doğanlar partisi" ne ise 2. katılışım.
İlki " Meleğim Olur musun " yardım etkinliğimiz kapsamındaki ziyaretimizdi.
Sonra, nisan ayında toplu doğum günü için hediyeleri hazırlamış ve onlarla güzel bir gün geçirmiş,
gönülleri bir parça da olsa hoş etmiştik.
Bu ay yine 15 huzurevi sakini için doğum günü hediyeleri hazırlayıp, sıcak bir ramazan günü kapılarını çaldım
Siz benim hazırladım dediğime bakmayın. Sadece evimdeki mini depodan seçtim ve paketledim.
O gün Huzurevi'nin tek misafiri ben değilmişim meğer!
Devlet Operası'ndan bu pırıl pırıl gençler yaz tatilinden istifade ile Huzurevlerine,
Çocuk Yuvalarına mini konserler vermeye gidiyorlarmış.
Üstelik kendilerine böyle bir talepte bulunulmamışken...Arıyor ve "biz size konser vermek istiyoruz" diyorlarmış :))
Nasıl sevdim onları.
Sakinlerinin fotoğraflanmasının yasak olduğu kurumda ben sadece sanatçı gençleri çekmeye çalıştım ;)
Kenardan kıyıdan çıkanlardan özür diliyorum bu yüzden.
Doktor Amca konser boyunca tekerlekli sandalyesinden gerçek bir meastro gibi yönetti orkestrayı.
Klasik müzik bilgisi de gençleri bir hayli şaşırttı.
Pasta geldi, kesildi, öncelikle temmuz doğumlulara masa başında ikram edildi.
Bu arada billur sesli iki genç "iyi ki doğdun" diye şarkı söylediler.
Ben de tabii :)
Çok süslüyüz çok! Takıya, çantaya bayılıyoruz :))
Her seferinde onlara incik boncuk taşıyorum. Yaşlılık da tıpkı çocukluk gibi değil mi dostlar?
Gülmek, sevinmek, ağlamak çok kolay.
Arya da vardı repertuvarlarında, Azeri Türkü de.
Hiç üşenmemiş koskoca arpı taşımışlardı, bateriyi, kontrbası...
Atam da yandan izliyor sanki değil mi? Gurur duymuştur bu gençlerle herhalde.
Güzel bir gündü.
Ramazan ayının anlamına çok uygun, çok samimiydi.
Ben önümüzdeki ay yine gitmek istiyorum kısmetse.
Hem doktor amcaya tual, Tuba Hanım'a kırtasiye sözüm var.
Bahçedeki kamelyalarda birlikte çay, kahve içmek için sözleştiklerim de cabası..
Sizi de bekleriz efendim.
Sağlıkla, sevgiyle ve müzikle kalın.