12 Kasım 2018 Pazartesi

Bir Kapının Önündeyim, Girsem Suç,Gitsem Ayaz *








Bazen kumaşlarla oyun oynamak istiyor insanın canı.
Sonra elde kalanla, akıldan geçen birleşip  bazen bir "kapı tutucusu" oluyor.

Sizin gönlünüzün açık kapılarından iyilik, güzellik ve dostluk dolsun.
Huzurlu bir hafta olsun.



*********



Bir Kapının Önündeyim,
Girsem Suç,Gitsem Ayaz.

                                      Şükrü Erbaş








7 Kasım 2018 Çarşamba

Atölye Pukka




Sevgili Lütfiye ile benim düzenlediğim bir şenlikte tanıştım.
Nasıl sıcacık, nasıl olduğu gibi biri, sevmeyen taş olur! O derece :)

Lütfiye'nin kendine benzeyen şirin mi şirin bir atölyesi var.

Atölye PUKKA


Geçen gün sevgili Müzoş ile ziyaretine gittik.


 Erzurum da okuyan bir çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılamak doğrultusunda minik bir çalışmanın bir ayağı da sevgili Lütfiye oldu. Sebebimiz de birlikte geçirdiğimiz saatler kadar güzeldi yani. 


Ankara da yaşayanlar için belirteyim,
 bu sevimli mekanda zaman zaman atölye çalışmaları, çeşitli el sanatları dersleri veriliyor.


gibi :)


gibi 



gibi gibi.


Ne bileyim? Belki yolunuz düşer, belki merak edersiniz belli mi olur?
Hem aklınızda olsun sohbet şahane, çayla pasta da cabası.

Hani ben söyleyim de:))




4 Kasım 2018 Pazar

Ben de Az Eskici Değilim

Bugün bir iç dökesim var size nedense sevgili okurlarım.
( Okurlarım mı? :) pek havalı oldu ya. Silmeyeyim kalsın bari)

Siz de öyle misinizdir bilmem. Benim hiç normal eşyalarım olmadı. Yani tekmili birden olmadı.
Zaten eşya sever biri olmadığımdan başka türlüsü beklenemezdi. Sadece "yemek odası takımı" denen çok parçalı şeyin iki parçasını, o da mecburen (!) almışlığım vardır. Gerisi, ya "şuraya rahat bir şey alalım" diye alınmışlardan ya da benim topladığım eskilerden oluşur.

Geçenlerde yeni tanış biri " merak ediyorum, senin evde kim bilir neler neler vardır deyince" yok canım... ile başlayıp yüzlerce dikiş yüksüğümü, oradan buradan toplanmış sütlüklerimi, misk kutularını, duvar tabaklarını, hatıra çay kaşıklarını falan bir solukta saydığımı fark ettim.

Bunları paylaşmaya karar verişim, bana ne kadar keyif verdiklerini bugün bir kez daha fark etmemdendir. Ciddi anlamda "koleksiyon" sayılacak tek obje " dikiş yüksüklerim" elbette. 
Diğerleri dünyanın dört bir yanından gönderilen hediyeler sadece.



Taş aynalı bu eski ecza dolabını yıllarca aradım desem kim inanır bilmem.
Ulus daki benim eskici arkadaşlara haber bırakmışlığım bile vardır, "bulursanız ayırın" diye.

İki yıl kadar önce ünlü Ayrancı Antika Pazarı'nda karşıma çıktı.
Çok para istedi satıcı, almadım. Döndük dolaştık, ona bak, buna bak... yok! aklım dolapta benim.
Hava soğuk, akşam vakti yaklaşmış ve ben yine satıcı ile face to face :)
Sonunda neredeyse 2/3 fiyatına aldım dolabı. Nasıl mutluyum ama yüzümü gören triplex villa aldım sanır. O derece yani.
O gün bu gün öndeki taş aynayı söküp, yerine içindekileri görebilmemi sağlayacak bir cam taktırıcam. Lakin o sırları yer yer dökülmüş puslu aynaya da bir türlü kıyamıyorum.









Bir de bu mintiricik şey var.
Dilek ayırmış, ben bir şey yaparım diye. Fazla parçalar vardı yanında yöresinde. Söktüm , boyadım acemice ama sevdim. Özel bir şey, çünkü ben yaptım :)


Bu da hem kütüphanem, hem de koleksiyon evi.


Banyo ve mutfak dolapları yapan bir mobilya ustasına yaptırdığım bu kütüphanenin hikayesi ise tam  trajikomik. Hikayesini değilse de, kendisini koleksiyon bloğumda paylaşmıştım daha önce.

Yeni hafta ceplerine size küçük mutluluklar veren ne varsa onları doldurup gelsin.
Ya da küçük paralarla, büyük keyifler satın alın benim gibi.
Benimle de paylaşın ne olur :)
Daha önce aldıklarınızı, alamadıklarınızı, toplamak, biriktirmek istedikleriniz.
Çok sevinirim.






2 Kasım 2018 Cuma

Ankara'nın Mis kokulu Festivali - 2. Ekmek Festivali


Ben festival ve şenlikler arası mekik dokurken tarihler de karıştı gitti.
Sarı Yaz'ın son günlerinde Ankara Cern Modern de diyet bozduran, 
mide fesadı yaşattıran bir festival vardı. Ankara 2. Ekmek Festivali.
Ben ekmeksiz yaşayabilenlerden biri olmama rağmen, bütün gün çeşit çeşit dilimlerin,
-biri elimde, bir ağzımda, biri göz hapsinde- dolaştım resmen.


Mısır Unu değirmeni imiş bu sevimli şey.
Ninni gibi bir sesle çalışıp dururken, üstteki ağaç huniden pıtır pıtır dökülen mısır taneleri 
öğütülüp, size doğru altın zerrecikleri olarak akıyor öte yandan.

Bir de güzel kokuyor. toprak gibi, bereket gibi, nasıl anlatsam.... sahici bir şey gibi.


Kaptım bir paket, evde ekmeğini bile yaptım.
Ah, ah.... fuardan bu yana yine evde ekmek yapmaya başladım.
Bu hız beni gelecek seneye taşır kısmetse.


Fuar post modern fırıncı olarak bilinen Mine Ataman tarafından düzenlenmişti. 


Vakfıkebir  ekmeği ve de Trabzon milletvekili olmadan bir ekmek festivali olur mu?
Olmaz!


Almanya'nın peynirli kanepeleri ve tabii elmalı tartları vardı.
Bana standın önünde üç tur attırdı bu ikisi   :)




Taylandlıların ekmeği yokmuş    :o
Çok güzel hamur işleri vardı ama. Hele buharda pişen bizim tatarların çiğ böreklerine benzer bir şey yapmışlardı, soya fasulyeli falan... ben çok beğendim.





Bir yandan mis kokular, çeşit çeşit sunumlar, atölye çalışmaları,
 diğer yanda Latin müzikleri dinlemek harika bir gün geçirmeye yetiyor gerçekten.


Siyez buğdayından ekşi mayalı ekmek de vardı.


Bizim sevgili Sevinç hanım ve şurekası ise festivale neşe katanlardandı :)


****************

Neyi sevmedim?

Zaten ulaşımı zor demeyeyim ama ters bir yer olan Cern Modern de, alış veriş yapacağınız ihtimali yüzde bir milyonken, stant ücretleri bir kaç binden aşağı değilken, bir de girişin ücretli olması hoş değildi. Araç için ayrı, şahıs başı ayrı.... şık olmadı.
Kapıdan dönenler çoktu bu yüzden.

Bir de İsrail standının önünden geçerken" ay ben bunlara kızıyorum, tatmam bişeylerini" diyenler vardı. Tutup omuzlarından " kardeşim kültür farklı bir şey, hükümetlerin politakaları farklı" demek istedim. Bu çağda sap ile samanı ayıramayışımıza da üzüldüm ayrıca.

( Geçen gün Ani Harbelerini paylaştğım bir uluslar arası kültür platformuna iki Ermeni bayan hemen döktürmüş." Bunlar Ermeni yapıları, çok güzeller, bizim bunlar..." falan diye.

Ben de altına." Evet, harikalar gerçekten. Aynı yerde Selçuklu eserleri de var. Her ikisinin de taş işçiliği muhteşem. Dünyanın zenginliklerini ziyaret etmeniz için sizi de bekliyoruz." Diye yazdım. Tavır hemen değişti biliyor musunuz? Kalpler, öpücükler ....

Nedir yani kardeşim.
O senin, bu benim... Onlar da insan ellerinin, duygularının , hayatlarının ürünü.
Tıpkı Süleymaniye gibi, Ayasofya gibi, Göbekli Tepe gibi....)


****************



Bu da benim evde yaptığım, kuru kayısı ve gün kurusu kayısı ile tatlandırdığım ekmeğim.
İsrail standında tatmış ve bayılmıştım.
Laf aramızda, benimki daha güzel oldu galiba   ;=)


On yılı geçkindir zaman zaman evdeki ekmek makinesi ile ekmekler yaparım.
Zeytinli, kuru domatesli, ay çekirdekli, fındıklı, üzümlü, cevizli ve şimdi de kayısılı.
A, geçen akşam da peynirli otlu bir ekmek yaptım. Tallinn de peynirli ekmekler alırdım.
Ona öykünerek hazırladım ama aynı tat değildi maalesef   :(

Şimdi bir de kuru erikle mi yapsam ? hımmm.... başka? Başka....?

Var mı önerisi olan?
Nasılsa diyet miyet bende hak getire.


***********

Son olarak, mutfaktaki yardımcı aletleri asla kullanmak istemeyen, kalabalıklar nefret eden ama atmaya da kıyamayan ben, ekmek yapma makinesinin hakkını veriyorum.
Almayan, almayı düşünen herkese de tavsiye ediyorum.
Tertemiz, sağlıklı malzemelerle pişen ekmeğinizin evinizi harika kokutması da cabası.

Gidip bir mısır unlu, sütlü ekmek yapayım şimdi.

Verene hamd olsun,
Cumamız mübarek olsun sevgili dostlarım.





29 Ekim 2018 Pazartesi

Cumhuriyetimiz 95 Yaşında




Nasıl anlatılır bu kalbe sığmayan şükran?

"Biz iki Mustafa'yı çok sevdik. Biri Muhammed Mustafa s.a, Diğeri Mustafa Kemal"




tulinsthimbles da da kutladık :)
Cümle alem görsün dedik.




22 Ekim 2018 Pazartesi

Bu Şenlik Kelebek Çocuklar Yararına


Böyle günleri anlatamıyorum ki ben.
Oysa havadan sudan bahsetmekte üzerime yok değil mi :)

İşte bu yüzden bir dolu fotoğraf paylaşıyorum şimdi sizlerle.
Güzel insanların ellerinden dökülen bunca güzelliği o karelerden görün diye.


Hay Allah! İlk fotoğraf benden oldu, olmadı.
Atlayın siz bunu iyisi mi, atlayın :))





Evet, seçmek zor Fatih Bey :)


Şenlik işlerini başıma saran, beni keşfeden (!), sonra teşvik eden ve hep böyle güzel bakan Müzoş'um.


Bahar'ım halasını da kapıp getirmiş. Ne de iyi etmiş!
Böyle yüreklerle çoğalmak ne güzel.



Her şey emek, göz nuru, sevgi ürünü.
Amacımız zaten öyle güzel ki.
Anlatacağım inşallah bağışımız hayata geçtiğinde.




Sadece hanımlar mı? Haklarını yemeyelim beyler de çok güzel işler yapmışlar.
Yine de bir tevazu, bir tevazu... Bakmayın böyle güldüğüne ama. İstek üzerine oldu bu :)










Dolunay'cığmın yakışıklısı grubumuzun yaş ortalamasını aşağı çekenlerden.


Hep böyle gülün siz e mi :)


Müzoş dikmiş, Tuncay Hanım giymiş.
Bu kadar mi bütünleşir insan kostümü ile ? Bir de güzel Çerkes yemekleri yapar ki... off...



Bunca zerafet ve emeğini yanında taşıyıp İstanbul dan gelen Zümrüt Hanım.
Hatları gönüllere nakşetmenin bir yolu var mıdır acaba? 
Varsa eğer, bence ancak siz biliyorsunuzdur nasılını.


Nasıl mutluyum, nasıl bir yük kalkıyor yüreğimden her şey  hayırlısı ile bittiğinde.




Yine ters iş yaptım.
Teşekkür başta, davetiye sonda :))
Ne gam!
Bazı zarif takipcilerim, benim tarzım olduğunu söyleyip avuturlar beni nasılsa.


Yeni bir haftanın ilk gününde içinizi ısıtacak bir paylaşım olsun istedim.
Sevinci, huzuru sizin de doyasıya hissettiğiniz, yaşadığınız günleriniz olsun.

sevgimle

(  Daha öncelerde de biz böyle cici işlerin içinde olduk.
Öyle sevdik, öyle sevdik ki hatta hepsini bir başlık altında topladık.
İnanmazsanız buraya bir TIK TIK :)  )


************

Açıklık getirmek isterim ki;

* Ülkemizde "Kelebek Hastalığı" diye bilinen  " Epidermolizis Bulloza" hastalığı ile ilgili bir kaç dernek faaliyet göstermekte. Bizim kendileri için bağış yapmak üzere yola çıktığımız Bursa da faaliyet gösteren, kendisi de bir Kelebek Çocuk annesi olan Nur  Özel Hanım'ın canla başla çalıştığı dernek. Bunu özellikle burada açıklamak istedim. Kendisini ve yaptıklarını sosyal medyadan takip edebilir, isterseniz sizin de neler yapabileceğiniz konusunda bilgilenebilirsiniz .


* fotoğraflar sahiplerinden izin alınarak paylaşılmıştır.
Tek tek her birinin altına isimlerini, sosyal medya adreslerini yazmasamda,
olur ya beğendiğiniz bir ürün olursa bana belirtin lütfen.
Sizi buluşturmak beni çok, çok sevindirir.