4 Ocak 2021 Pazartesi

Kahve ve Şiir Zamanı




                                  Nazım Hikmet – Yılbaşı Ağacı

Bir yılbaşı ağacı karlı bir meydanda Estonya türküleri söylüyor
Telli pullu upuzun bir yılbaşı ağacı
Sen kırmızı sırça topun içindesin
Saçların saman sarısı kirpiklerin mavi
Onu oraya ben astım seni içine koyup
Ak boynun uzundur yuvarlaktır
Kuşkularım kaygılarım sözlerim umutlarım ve okşayışlarımla koydum seni sırça topun içine
Bütün yılbaşı ağaçlarına, bütün ağaçlara, bütün balkonlara, pencerelere, çivilere, hasretlere astım kırmızı sırça topu seni içine koyup
Bağışla beni öleceğim seni bırakıp orda.


*************

Ocak ayının ilk günlerinde Nazım Hikmet'in bu şiirini ilk mısraında "Estonya" geçiyor diye seçtim aslında. Çünkü hala bir yılbaşı ağacım yok. Zaten o kırmızı toplar da, sırça değil artık.
Tekrar gitmeyi çok istediğim Tallinn de, Noel Baba'nın evi kadar uzakta şimdi.

Pandemi günleri başladığından beri seslendirmeye de gidemedim. 
Malum nur topu gibi bir kronik hastalığım var. Risk grubundayım işte bu yüzden.

En çok şiir ve çocuk kitaplarını seslendirmeyi özledim :(

Sahi, siz en fazla ne yapmayı özlediniz?
Seslendirmeyi deyin de, düşüp bayılayım şurada :))







31 Aralık 2020 Perşembe

Yılın Son Gününde



Yılın bu son gününde Lösev çocukları için yaptığımız hediye kampanyamızdan size haberler vermek istiyorum sevgili dostlar.
Bugüne kadar onlarca etkinlik, şenlik yaptık.  Okullarımıza, huzurevlerine ziyaretler düzenledik, hediyeler dağıttık. Hep çok sevindik, sevindirdik ve bunların şahidi ve sebebi olma fırsatı bulduk. 
Bu yıl yaşadığımız olağan dışı durum nedeni ile maalesef hediyelerimizin çocukların yüzüne yansıyan mutluluğunu göremedik :(
Ben de hazırladığımız hediyelerin fotoğrafları ile belki sizin yüzünüzde bir tebessüm oluşturabilirim 
diye düşündüm.

































İşte böyle :)
Arkadaşlarım sayesinde evim yine yılın bu döneminde bir kaç günlüğüne Noel Baba'nın atölyesine dönüştü.Yine her birine önce ben dokundum, ben okşadım, ben oynadım :))
Gelenlerin hepsinin fotoğrafını çekemedim yine. Son gün gelip, hemen pakete girenleri özellikle.




    Ama şimdi bir teşekkür listesi yapalım mı?

Yapalım bence, yapalım :)
 Bu arada birini unutucam diye ödüm patlıyor. Unutursam fısıldayın ama olur mu?

Haydi başlıyoruz :))

Harika örgüleri ve sevgisi için, Derya Hanım'a.

Epoksi takıları ve zarifliği için Rukiye Hanım'a.

Beyza'cığım, benim naif, zevkli, vefalı dostuma tüm katkıları ve hayatıma kattığı sevgili arkadaşı, 
daha önce de yazdığı çocuk kitaplarını imzalayıp bize gönderen Mürüvvet Hanım'a.

Handan tatlısı. Varlığı ile her olaya nasıl bir tat kattığını hiç söylemiş miydim?
Bunca sene uğuruna inandığım kadın. Dünyanın her yerinden koleksiyonuma yeni dikiş yüksükleri taşımakla kalmaz, çocuklarımız için değişik hediyeler de getirir, biriktirir ve günü geldiğinde kargoya ilk o koşar. Ben de hep "ayağını sürt" derim :) 

Bahar'ım... Gülen yüzü, yemyeşil umudu ile hep yanımda, hep benimle. Bu yıl Gamze'sini de kattı yanına :) Ne iyi etti. Ne diyordu Atamız ? "Bütün ümidim gençliktedir"  Benim de!

Tuncay'ım, pamuk kalpli, sürpriz yumurta misali, şaşırtıcı arkadaşım. 
Meğer ne çok ortak yönümüz varmış seninle. Ne kadar şaşırttın beni :)
 Sen ve çevrendeki tüm iyi kalpli güzel insanlara o yumoş pijama takımları ve varlığınız için.

Müzoş'um, yine kendisi gibi şirin, sevimli anahtarlıkları, bereleri... Her zaman bir ucundan tuttuğu bunca işim için sana da.

Her yılpamuk elleri ile çocuklarımıza yelekler, hırkalar ören canımıniçi Serpil Abla'ma.

Blog dünyasının yaşamıma kattığı, hep çok özel, hep çok güzel, bütün bir yıl çocuklarımıza hediyeler hazırlayıp biriktiren Evren öğretmenime. Özellikle her etkinlik duyuruma sevinç nidaları ile cevap veren güzelime.

Geçen yıllarda okulunda verdiğim "Gönüllülük" seminerleri sonucunu inanılmaz hediyelere dönüştürmeyi başaran Dolunay'ıma ve onun pırıl pırıl öğrencilerine.

Yonca'cığım... ruhumun ve ömrümün tanığı. Hem bu etkinliğe katılımın, hem de yaptığın tabloları SP'li çocuklarımız yararına satışa sunduğun için sana.

Gönderdiği bebeklerden güzel Ezgi'ciğime. Onun pamuk kalbine.

Kelebek kartları çizen, kesen bir kelebek renkliliğindeki kişiliği ve varlığı için Sibel Hanım'a.

Bana el yapımı kartpostallar gönderen, iletişim bilgilerini bulamadığım içten, samimi insana.

Hepinize çok çok çok teşekkür ederim.




Unutmadan! Hem katkıları, hem de lojistik destekleri için evlatlarıma da kocaman teşekkürler.

2020'yi güzel kapatalım istedim. Yazımı da o yüzden son güne sakladım.
Yeni yıl yepyeni, ışıltılı, binlerce umut taşıyor benim için. Kötü, çirkin, fena ne varsa biten yılda kalsın.

Gelen yılın her gününde her şey tam da yüreğinizdeki gibi olsun.

Hepinizi sevgimle sımsıkı kucaklıyorum.





 

30 Kasım 2020 Pazartesi

Çocuklar için

 






Merhaba dostlarım :)


Haftalar oldu buradan sizlerle yeni bir şey paylaşmayalı.  En son öyle güzel bir rüyaya ortak etmişim ki sizi. Onun tılsımı kalmış sanki sayfada :)
 
Şimdi ise  kış geldi. Her kıştan farklı bu kış üstelik. Tüm dünya kaygılı, yorgun, küskün son bir yıldır yaşananlara.  Ben de çoğu zaman sanki tüm güzel şeyler bir büyücünün kalesinin karanlık mahzeninde kilitli kalmış gibi hissediyorum :(


Oysa çocuklar var, savaşçı yürekli, her biri kahraman çocuklarımız. 
LÖSEV çocukları bu yıl da hediye beklerler mutlaka. Küçücük şeylere kocaman tebessüm eden meleklerimiz onlar. Hem bizim de paylaşmanın mutluluğunu kalbimizin ta içinde hissetmeye bugünlerde daha çok ihtiyacımız yok mu ?
                                         
 
  "Kimse kendisine ışık tutamaz,güneş bile"   

Elbette ancak çevremizi aydınlattığımız zaman ışık içinde olabiliriz.

Hani hep daha çok aydınlık istiyoruz, hani gün be gün kararan umutlarımız için ışık arıyoruz ya.
Bir kez daha ışığımızla başka kalpleri aydınlatmaya ne dersiniz?

Bana yazın lütfen.
Eğer  çocuklarımız için gönderileriniz olabilecekse

Hediyelerinizi kargoya vereceğiniz son tarih  15 Aralık 2020 olsun.

Bu satırları okuyunca gülümseyen hepinizde adresim var zaten.Olmayanlar bana e-posta yazabilirler.

tlnbozkoyunlu66@gmail.com.tr

Bakalım bu defa kimlerle el ele yürüyeceğiz.
Ben şimdiden çok heyecanlıyım :



Son bir şey;
Çocuklarımız için yeni yıl kartpostalları hazırla mısınız?
Hazır kart da olur. Yeter ki içine, arkasına sizin elinizden bir kutlama yazılmış olsun.
 

Son ikinci şey :))
Lösev ile görüştüm, yepyeni, sevgi ile hazırlanmış hediyelerimizi memnuniyetle kabul edeceklerini söylediler.


16 Eylül 2020 Çarşamba

Bir Peri Masalı

 



Geçtiğimiz günlerden birinde sevdiklerimiz, sevenlerimizle pembe bir masalın içindeydik biz.
Küçüğüm sevdiceğine, hayatımız yepyeni bir aydınlığa kavuştu.
Işığımız, sevincimiz çoğaldı birden.


Gün öğlene varmadan çaldık kapıyı.


Gelin hanımı almak için bayağı güçlü bir ekiple (!) gittik.






Davulla, zurnayla aldık güzel gelini.
Biraz da ağlattık galiba.

Bana kalsa "Üzülme annesi. Gözü gibi bakar kızınıza Ankara bebesi"
 yazdıracaktım gelin arabası arkasına :)) 


                        Çocukluk arkadaşımla mutlu mesut yola koyulduk  sonra.

İyi ki dediğim, yemyeşil bahçemize gittik. Çınar Kasrı İncek'de çok güzel, bu pandemi döneminde tüm kuralları uygulayan, çalışanların en küçük detay için bile p ervane olduğu bir mekan. İlk gittiğimizde Ocak ayı idi ve  ayaklarımız bileğe kadar kara gömülüyordu.O halinde bile çok beğenmiştik burayı. 


Evde zaten birlikte olduklarımızla böyle,


aylar sonra görüştüklerimizle böyle olduk.




Bir nikah da burada kıyıldı. Etti 3!


İlk dans, mekana adını veren sevgili çınar ağacı altındaydı.






Bu tabloda yılların emeği, sevgisi ve fedakarlığı var.
Çünkü çocuklar bugünü 12 yıldır oya gibi işledikleri aşkları ile inşa ettiler.
Anadolu lisesinin ilk yılında başlayan arkadaşlıkları okullar bitirilip her ikisinin kamu görevlisi olması ile evlilik yoluna girdi. 
Her şey ile kendileri ilgilenip bize çok da iş bırakmadılar. 
Gören doğum günü partisi düzenliyorlar sanacak. diyordum hep :)
Bana ömrümün en güzel, en mutlu gecelerinden birini yaşattıkları için onlara müteşekkirim gerçekten.




Bu resim için ne çok beklediler.

*********************





Zor bir yaz geçirdik. Normalde zaten sıkıntılı bir süreç olan düğün öncesi, sürekli değişen kararlar ve kısıtlamalarla organizasyon değişip durdu. Sonunda hepimizin çok içine sinen, çok mutlu olduğumuz bir gün ve gece yaşadık şükür.
Biz "en gençler" saatler sonra diğerlerinden ayrılıp geceyi çorbacıda sonlandırdık.


Ertesi gün çocukları yolcu etmeden pasta bile kestik.
Bal böcekleri küçük evde tatil yapıyorlar şimdi.
Her gün Assos dan, Cunda dan, Ayvalık dan kısaca en sevdiğim yerlerden bana gülen fotoğraflar gönderiyorlar.


Varsa sizin de sabırla beklediğiniz mutlu sonlar, dilerim hemen gelip sizi bulsunlar.

Mutlu olmaya bugün dünden daha çok ihtiyacımız var çünkü.