18 Şubat 2017 Cumartesi

2016 dan Kalan Kültür Sanat Notları



Şinasi Sahnesinde Aşık Mahsuni Şerif'i anma gecesi vardı.
Modern dnasla süslenmiş güzelim Anadolu ezgilerini kah gözlerimiz dolarak, kah eşlik ederek izledik.


********


İtalyan Büyükelçiliği tarafından düzenlenen "İtalyan Filmleri Haftası"


Sevgili Nalan bir çok yerde birlikte olduğum arkadaşım.
Tanırsınız siz de "Nalan'ın evi" ni.
Aklınıza gelen, gelmeyen, gelecek olan tüm pratik bilgileri hoop diye sunuverir ya ... İşte o.

**********


Çok etkilendiğim Kat-ı Sanatı Sergisi.
Kuşadası Kat-ı dostlarının büyük emek ve sabır ile hazırladığı tablolar müthişti.



Tablolar üç boyutlu olduğundan güzelliklerini fotoğraflarla anlatmam imkansız.
Tüm sergiyi oda oda, üç kez dolaştım desem... :)


Kat-ı sanatını bilenler, ne demek istediğimi anlıyorlar elbette.





**************



Kasım ayında ÇSM de tam da benlik bir sergi vardı.


Bu segiyi önce arkadaşımla, sonraki bir gün tek başıma ziyaret ettim.


Gramafonlar.
 Hiç dinlemediyseniz mutlaka bir yerde orijinal bir gramafondan, bir taş plak dinleyin derim.
Mümkünse Müzeyyen Senar olsun. Yine mümkünse "yine o menekşe gözler" olsun ;)


Laterna .


***********


Abaküsler. İlginç bir koleksiyon objesi değil mi?

**************


Bir adım yol almayan çocuk ruhumuza iyi gelen Oyuncak Bebek Koleksiyonu. 
Nerdeyse tüm dünya ülkelerinden toplanmış


Bir de Barbie Koleksiyonu vardı ki, oyuncağın değişimi inanılmaz.

**********


Telefonlar.
 Kırmızı olan bizim evde girişte hala misafirleri karşılıyor.
Benim neslimde "kırmızı telefon" un  özel bir anlamı vardır. Önemlidir yani :))

************


Kristaller, Çeşm-i Bülbüller.

*************


Ah, evet.. Bu çok eğlenceli.
Kumbaralar.
Ben çocukluğumdan hatırladıklarımın bir kısmını göremedim.
Mesela kuzenimin roket şeklinden bir kumbarası vardı. Gri metalikti.
Parayı kanatlarının altında bir sürgüye koyar, yaylı sistemi bu arada aşağıya doğru çekmiş olusunuz ve parmağınızı çekince metal para içine giderdi. Aslında tam anlatamadım ama çok güzel bir oyuncak-kumbaraydı. 


Ah ne güzel kumbara!
İçi dolu çil para!
Kumbarası olanın,
Başı gelmez hiç dara.

 Benim de "Mim-Tim-Cim" lerim vardı.
Bir bankanın hediyesi renk renk plastik Mickey Mouselar.
Bakın yukarıda serinin bir başka parçası var. Varyemez Amca hazine sandığının üzerinde poz vermiş.
En arkada turkuaz renkli olan.

********


Dünden bugüne fotoğraf makineleri.



Ve onlarla çekilmiş fotoğraflar.


Daha neler, neler.
Bu çok özel, çok güzel koleksiyonlar ODTÜ Mezunları Derneği üyelerinin.
Hele bir kalem koleksiyonu vardı ki, sahibi ile sohbet etmekten foroğraf çekememişim.
Sonra farkettim ve çok üzüldüm.
1933 yılında Cumhuriyetimizin 10. yılı anısına, sınırlı  sayılı üretilen ve her kalemin bir numası olan 1923 dolmakalemi vardı.Kırmızı zemin üzerine beyaz ay-yıldızlı.
Önünde ne kadar zaman geçirdim bilmiyorum. Hala sakladığım grafos takımım eski bir tanıdık gibi hop diye karşıma çıkmaz mı bir de?  Ben de az kirli çıkı değilim ya!

********


İnönü temalı flateli sergisi.

Bu sergiyi gezmek bile sadece bir gününüzü alır, rahat!


Müthiş fotoğraflar, belgeler...



Ne hakkında, ne ararsanız...
Çok yorucu olduğunu da eklemeliyim not olarak.




***********


Pul Müzesinde Tematik Pullar Sergisi vardı.
Müzeyi de, kafesini de çok sevdiğimden ve hep uğradığım yerlerin güzergahında olduğundan
bir tesadüf eseri gezdim bu sergiyi de.


*******


Latin Amerika Ülkeleri Fotoğrafları Sergisi ve Ekvator Film Günleri yine ÇSM de idi.
Tahmin edemeyeceğim kadar çok beğendiğim filmler izlememe yaradı.


Pablo Neruda'nın evi. İsla Negra-Şili.

************


"Hayalimdeki Çin" Resim Sergisi Milli Kütüphane Konferans Salonundaydı.
Orta öğretim öğrencilerinin resim yarışmasının konusu bu.
Dereceye giren 15 öğrenci ödül olarak Çin'e gidiyor, bir hafta sonra döndüklerinde bu ülkeyi tekrar resimliyorlar. Sergi işte bu iki zamanda yapılan resimleri kapsıyordu.
 Aradaki farksa inanılmaz eğlenceli geldi bana :)


**********


Dünya Ülkeleri Hediyelik Eşya Fuarı.
Her yılbaşı öncesi Ankara'nın olmazsa olmaz fuarı bence.
Koleksiyonum için, yurt dışındaki koleksiyoner arkadaşlarım için dikiş yüksükleri bulabildiğim hemen hemen tek fuar çünkü.




Bu tablo ipek halılar çok güzeldi.


********


Mustafa Göral  Resim Sergisi yine  Milli Kütüphane Konferans Salonundaydı.



Kış tabloları beni çok etkiler. Poz vermek için bu tabloyu seçmem ondan galiba.


Aynı gün, açılışını Cemalnur Sargut'un gerçekleştirdiği bir sempozyum vardı.
" Mevlana ve Hz. Muhammed (s.a.v )  aşkı " konulu.




Konunun güzelliği, katılımcıların sımsıcak anlatımları o gün bize çok iyi geldi.
Ruhumuz arındı, aklımız dinlendi sanki.

*******

Bellekte kalanlar bunlarla sınırlı değilse de  paylaşmak istediklerim şimdilik bunlar sevgili dostlar .

Bence bu güneşli hafta sonunda hayatınıza bir parça sanat katın mümkünse.
Ummadığınız kadar iyi gelecek, inanın.
Tecrübe ile sabittir neticede :)



16 yorum:

  1. Harika, harika, harikaaaa :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Handan'cığım. Bu güzel günleri kayıt altına almak istedim daha çok üzerinden zaman geçmeden.

      Sil
  2. Aman Allah, hangi birine bakacağımı şaşırdım ♥♥♥

    O bebeklerden istiyorum (ülke bebekleri) çok da kıskandım :P

    Güzel bir haftasonu olsun ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bebeklere bakarken hep sizi düşündüm, inanın!

      Sil
  3. Ne güzel sergiler.
    Kuşadası'nı gördüğüme ayrıca mutlu oldum. (Üniversitem Kuşadası'ndaydı) Kat-ı kursu bizim derneğin (ÇYDD) salonunda yapılıyor. Çok becerikli hanımlar, beyler var içlerinde. İlk yıllara oranla çok da geliştirmişler gördüğüme göre. Ben öğrenciyken yeni yeni başlıyorlardı bu kursa ve biz de o zaman tanışmıştık bu sanatla. :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel işler yapıyorlar değil mi Elif. Kursun hocası beyefendi ve eşi ile de tanışmıştık ama adlarını not almamışım. Bu yüzden yazamadım. Çok sevimli bir gruplar :)

      Sil
  4. İsimlerini ben de bilmiyorum. Ama ben keçe kursunu veren Hatice Abla'yı tanıyorum. Bir de resim kursu da var gerçi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel bir tesadüf oldu, oralardan buralara :)

      Sil
  5. Hiç gramofondan müzik dinlemedim Tülin Abla.Eğer denk gelirsem dinleyecem mutlaka...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Kolayı var! Ankara ya gelin, ben sizi gramofonun hiç susmadığı, istediğiniz taş plağı seçip dinleyebildiğiniz bir yere götüreyim.

      http://bulutgolgesi.blogspot.com.tr/2012/05/gramofon-kafe.html

      Sil
  6. Nostalji kokan bir sergi kumbarası bebekleri bayıldım.

    YanıtlaSil
  7. Sevgili arkadaşımı, 2017 yılında Kültür Sanat notlarının en az iki katı olması dileği ile selamlıyorum..
    Evliya Çelebi modunda sağlıkla tekrarı olsun.
    Sevgiler,canısı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazıları da birlikte olsun hiç olmazsa Merih'ciğim :)

      Sil
  8. Oyyy sahane bayildim tablolara helede Atamizin tablosuna .
    Canimm sergiyi bizlere kadar ulastirdin yakindan gormek gibi olmaz yinede muhtesem. Sevgiler❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Atatürk'ün başlığındaki o Efe Oyalarının her biri kağıt oyularak yapılmış gibi değil de, gerçekten oya gibiydi Hatice. Fotoğraflar gerçeği anlatmaktan çok uzak ne yazık ki :(

      Sil

Geldim, Geldim de Ne oldu?

Hani romanlarda falan olur;  " yüzünde acı bir tebessüm ile duygularını gizliyordu" diye tabir edilir durum. İşte bu halim ...