8 Mart 2020 Pazar

Aişe/Esma/Nur








Yıl 1920 lerin başı. 
Anneannem severek evlendiği ilk eşi, askerde ince hastalığa tutulunca, annesi tarafında koca evinden gidilip alınır. Gözü yaşlı gelin Esma, endamı küçük, otoritesi büyük annesine sesini çıkaramaz elbette.
Aişe Hanım kapıya dayanmıştır bir kere ''Benim fazlalık malım yok'' Diye.Oysa 6 kızı,2 oğlu daha vardır geride ya, olsun! O kararını vermiştir bir kere.
Bugün bile, çoğu yerde kızların baba evinden -gelinlikle gittiğin evden ancak kefenle çıkarsın. denilerek uğurlanan memleketimde, neredeyse 100 yıl önce hastalık bulaşır korkusuyla kızını baba evine döndüren bir anne düşünebiliyor musunuz?
Zaten Giritli Rıfkı ile evliliğinden bellidir Bulgar göçmeni Aişe Hanım'ın ne sıra dışı bir kişilik olduğu ya...Onu da bir ara anlatırım artık.

Neyse efendim,askerden tebdil-i hava iznine gelen damat bir bayram günü faytonla kapıya dayanır. Bütün istediği bir kez konuşabilmektir karısıyla. Şöyle bir dolaşıp geleceklerdir ama ne mümkün? Ninem Nuh der peygamber demez, göndermez kızını.
Çok sürmez hasret ölür zavallı delikanlı Esma'sına. Bir kaç yıl kimselere varmak istemez dul Esma. Unutamaz bir türlü ilk göz ağrısını.

Sonra dedem Osman Bey talibi olur. İlk eşi dış gebelikten ölmüş, İstanbul efendisi bir adam. Evlenirler. Fatih de bahçesi sarnıçlı üç katlı ahşap evin titiz, becerikli gelinidir artık Esma. Ama kader işte, bu defa da çocuğu olmaz Esma'nın. Otuzunu geçmiş,arkadaşlarının çocukları kocaman olmuştur. Onunsa Dul Esma dan,kısır Esma ya değişmiştir güzel adı.

Üzülme der Aişe Hanım   -Allah bilir vakti zamanını. Zamanı gelir hakikaten de, annem doğar.
Aişe Hanım koyar adını. ''Nur gibi bu'' de, Nur olur.


                                            -----------------------o--------------------


  Esma'nın beni de içine alan uzun bir hikayesi var aslında. Kocası, hastalıklar ve çocukları ile sınandığı 78 yıllık
uzun   bir hikaye bu.  Yunan işgalini yaşamış, zulme şahit olmuş. Belki bu yüzden Ata'sına ömrü boyunca büyük minnet duymuş bir kadın.  Gün gelmiş çalışmış emekçi olmuş.  Gün gelmiş üniversitede okuyan torununu anarşit (!) olmasın diye kapılarda beklemiş. Bu dünyaya gelmem için çabası olan sebeb-i mevcudiyetim. Bir kapının önünde korktuğumda, çekindiğimde sırtımdan iten elin sahibi. 


Bu anlamlı günde ailemin kadınlarını anlattığım yazılarımdan küçük bir bölüm paylaşmak istedim sizlerle.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun





16 yorum:

  1. Ne güzel anlatmışsınız. Var olsun böylesi kadınlar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her biri şekillendiriyor yeni hayatları. Var olsun böyleleri bence de :)

      Sil
  2. Nur içinde yatsınlar. Ne güzel bir hikâye, paylaştığına sevindim. Ara ara anlat böyle :)

    YanıtlayınSil
  3. Hüzünlü...Ama hayat işte. Kadın her zaman güçlü olmalı burası kesin yine de o kadın naifliğini kaybetmeden.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Esma Sultan her şeye rağmen hayattan son derece keyif alan inanılmaz bir karakterdi. Ben onu bu yönü ile hatırlıyorum daha çok.

      Sil
  4. Aişe Hanım'ın hikâyesini ilgiyle okudum. Annelik duyguları ağır basan, zeki ve cevval bir kadınmış. Alıp gelmeseymiş, kızı kısa bir süre içinde ölecekmiş zaten. Sizin de varlık sebebiniz sahiden. Mekânları cennet olsun hepsinin.

    Kaleminize sağlık. Kadınlar gününüz kutlu olsun.

    YanıtlayınSil
  5. "Bir kapının önünde korktugumda,çekindiğimde sırtımdan iten elin sahibi"
    Bu cümle beni benden aldı, götürdü bir yerlere o yerlerden çıkabilene,aşkolsun..

    Bu hisleri sana yaşatanlara saygıyla.

    Emeğine sağlık arkadaşım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında o cümle bir fotoğrafa atfen yazıldı Merih :) Bunu bir şekilde hissetmiş olman çok güzel.

      Sil
  6. Eski kadınlar şartları ne kadar iyi olursa olsun hep bir hüzün çemberinden geçmişler.... bazıları şartları iyi değilse hepten hüzne bulanmışlar... Ama hayat işte!...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç şikayet ederek anlatmazdı biliyor musun? Tüm sıkıntılar bakkaldan ekmek alıp gelmek kadar sıradandı Hatta komik taraflarını anlatmasıyla da bizi güldürürdü :)

      Sil
  7. Nurlar içinde yatsınlar, ne güzel insanlar. Özlemle anıyoruz hayata veda eden büyüklerimizi. Çok güzel anlatmışsınız, yüreğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  8. Ah ne etkileyici bir hikaye. Bu tip hikayeleri keşke daha çok paylaşsan Tülin abla

    YanıtlayınSil