Olur mu? demeyin, oluyormuş.
Şehrin ara sokaklarında gezdiğimiz bir öğleden sonra, bir sokak başını dönerken gördüm tabelayı.
Haydaaa ! Nasıl yani?
Meraklı bakışlar, temkinli adımlarla güzel mi güzel bir kapıdan her iki anlamında da hayat'a girdik.
Canı sıkılmış bir portakal ağacı karşıladı bizi.
Etrafında dönen yapı öyle güzel ki, ne diye sıkılıyorsun, bak bak hayal kur. Dedik
Ben müze güvenlik görevlisinin yalancısıyım;
yeni bir müzeymiş, henüz pek kimseler bilmiyormuş.
Üst katlardan başladık odaları dolaşmaya.
Her biri ayrı bir dünya.
Duvarlardaki camekanlarda bitkinin fotoğrafı,
bütün endemik özellikleri ve cam kavanozlarda kurutulmuş halleri var :)
Sadece şu tabelayı okumak bile ne çok şey öğretiyor.
Hatay da 2000 den fazla bitki türü varmış ve bunların 300 kadarı endemikmiş mesela.
Doğrusu ben bitki yağları ve kokuları ile daha çok haşır neşir oldum. Bütün şişeleri alıp banyonun duvarlarına dizesim geldi desem inanın :)
Lavanta haricinde kurutulmuş bitkilerle pek aram yoktur aslında.
Yine de yazılanları okuyunca her ilaç doğada diyor insan.
İç avluya bakan upuzun bir balkon boyunca bin bir çiçek adımlarımıza eşlik ediyor.
Keşfetmenin, şaşırmanın ve öğrenmenin sonu yok.
Hatay gezisine de varlığından haberdar olmadığımız yollar ve yerler şekil veriyor yine.
Siz siz olun geçtiğiniz yollardaki her yazıyı okumayın bence arkadaşlar.
Hayır, sonuç güzel de,
zaman nasıl geçmiş, ne vakit akşam olmuş hiç anlamıyorsunuz.
Benden söylemesi ;=)
Vaktin geçmesine değmiş. Yurdumuzu,zenginliklerimizi tanımanın bir yolu da müzeler aslında. Hataylıları tebrik etmek gerek. Ne güzel bir müze kurmuşlar.
YanıtlaSilMuzeler toplumlarin hafizasi diyor sevgili Sunay Akin. Doğru söylüyor elbette. Torunlar bu bitki cesitliligini gorebilecek mi? Diye dusunuyor insan :(
YanıtlaSilBol gezmeler. Müzeleri gezmek bir ayrıcalık
YanıtlaSilVe bir tutku 😉
SilNe hoş müzeymiş... ben olsam -hazır akşam da olmuşken- geceyi orada geçirirdim... Şunu merak ettim; içeriler de çiçek çiçek kokuyor mu acaba?
YanıtlaSilKokmuyordu doğrusu. Ben bazılarının kokusunu duymak için esanslarının kapaklarını açtım kokladım. Yasakmış 😔 Yine bizden başka sadece 3 kişi gezdiği için kimsenin umursadığı yoktu.
SilKars'taki peynir müzesinde vardı küçük bir endemik bitkiler kısmı. Öğrensek hepsini ne güzel olur aslında :)
YanıtlaSilHaklısın da kuzucuğum, ben aklımda tutamam ki :(
SilBen de başlığı göründe "haydaa!" dedim
YanıtlaSil