Bilmek istersin diye yazıyorum

Ne çok zaman oldu sen gideli. Yine de bir hayal olmadı yüzün, gülüşün baba.
Capcanlı, bugün de hayatımın içindesin sanki.

Bir bilsen neler oldu yokluğunda. Hoş, biliyorsundur ya, yine yazayım, anlatayım istiyorum.

Sensiz yıllarda çocuklar büyüttüm baba. Bilirsin işte, insan hayattaki başarısı yada  başarısızlığı sayıyor evlatlarının nasılını.

Büyük olan selvi boylu, yosun gözlü bir fidan...Sakin, bilgili, bazen hırçın ama her daim güvenli bir liman bana. Aklı fikri hepimize yetiyor maşallah! Otursan yanına bir sürü bilmediğin yeni şey öğrenirsin. Bu durum bazen canımı bile sıkıyor, ne yalan söyleyim! Senin hafızan çöplük mü? diyorum ona.

Küçüğüm sarışın, esprili, gülen yüzlü, müziğe yatkın tam bir Balkanlı. Sevgisi dışında, öfkesi içinde bir yakışıklı. Sırdaşım, gönüldaşım.
Şimdilerde benim seni sonsuzluğa uğurladığım yaşta.

Uğurlamak demişken baba,
Sensiz yıllarda şehirler, evler, insanlar geçti hayatımdan. Lakin senin gibi biri  hiç uğramadı bana.

Hani anason kokulu sofraların başında, bazen gazetenin şiir köşesinden, bazende ezberinden annem için şiirler okurdun.

Şarkıları, şiirleri, şairleri, senin sesinden. seninle sevdim ben babam.

Hani duygularını o güzelim sesinle söylediğin şarkılarla anlatırdın ya. Bugün bile güldürür beni anneme kırıldığında mırıldandığın, malum şarkının ''Aşk gibi,sevda gibi huysuz ve tatlı kadın ''diyen bölümü.

Senin en sevdiğin olmak ne güzeldi baba!

Küçücüktüm, kahve yapmayı öğretmiştin bana. Çarpım tablosunu, sahilde kumla bulaşık yıkamayı, tavla oynamayı, kürek çekmeyi,balık tutmayı da... Annem abilerimin peşinde yoruldukça, beni senin yayına katardı hafta sonları. Ben her defasında birlikte yeni bir maceraya atıldığımızı düşünür, sevinirdim. Çoğu zaman balığa çıkardık, tertemiz dereler, minik şelale gölleri bulurdun sen.
Hadi itiraf edeyim, kayaların altından solucanları elime alıp kibrit kutusuna koyarken korkardım aslında biliyor musun?

Gün ağarmadan yollara düşmenin güzelliğini senden öğrendim. Her şeyi bırakıp kızıl gökleri, ağaçları, çiçekleri, şekil şekil bulutları seyretmeyi, bir köy çeşmesinin şarkısını dinlemeyi de.

 Benim bebekliğimle bahçeye gelen " Alaca " olmasaydı yine sever miydim hayvanları bu kadar? Teko yu eve alması için göz kapaklarım şişene kadar ağladığımda annemi ikna etmeseydin?

Her yıl teşekkür, takdir getiren abim, lise son sınıfta tiyatrocu olup 9 zayıflı karnesi ile karşına geldiğinde, "benim oğlum bunları verir, üniversiteyi de kazanır" deyip elinin ucu ile o kağıt parçasını masaya atışın... O sonbahar abimin tıpkı senin söylediğin gibi üniversiteli oluşu...Bunlar için sana nasıl minnettarım anlatamam baba.

Dedim değil mi? Senin gibi biri olmadı hiç.

"Üzüldüğünde ağlayan, sevdiğine sarılan, uzun saçlarımı sabırla tarayan bir babam vardı"
Diye anlatıyorum çocuklarıma seni.
Üzüldüklerinde göz yaşlarını cesurca akıtabilsinler istiyorum. Sevdiklerine hep kocaman sarılsınlar. Güldüklerinde gözbebekleri gülsün, en çok kızdıkları zamanlarda intikamları kısacık küsmeler olsun. Kötü şeyleri hemen unutsunlar, güzellikleri uzun uzun yaşasınlar, yaşatsınlar istiyorum.

Hatırlıyorum, yaz tatillerinde akşam vakti sen sokağın başında göründüğünde, mahallenin bütün çocukları benden önce karşılar, cebinden çıkacak rengarenk şekerleri, bozuk paraları beklerlerdi.
Sen, her birinin terden yol yol ayrılmış saçlarını okşar, yaralı dizlere eğilip bakardın.
Ben merdivenlere oturur beklerdim ellerim çenemde.

Herkese gülümserdin gülümsemesine de, yine de beni görünce aydınlanırdı o güzelim yüzün.

Sahi, ne güzel gülerdin baba. Yemyeşil, sıcacık, kocaman gülerdin.

Yıllar sonra bilmek istersin diye yazıyorum;

Çocuk yüreğimi ısıtan o  ışıklı gülüşün, şimdi yürüdüğüm yolları, tuttuğum elleri aydınlatıyor.

Nurlar içinde ol babam.

Seni bugün, bu yaşta, hala, çocuk kalbimi dolduran, pırıl pırıl bir coşku ile seviyorum.


                                                                                                          imza: kızın


Bu mektup, bu kitabın sayfaları arasından alındı.
Bir iki satır çıktı, bir ikisi eklendi.

İlk yazdığımda, hiç unutmuyorum, verilen süre dolmuş, katılmamı isteyen arkadaşıma "yazmadım" demiştim. Yazmamıştım...  Bir sabah güneş doğuyordu.. Hiç uyumadığım zor bir gecenin sabahında klavyenin başına oturup bu satırları sıralamıştım. Bittiğinde ağlıyordum.
Dönüp baksam, bir kere okusam göndermezdim belki de.
Olduğu gibi, bastım tuşa, yolladım. Bir kaç saat sonra cevap geldi.
"Bu sabah beni ağlattınız " diye. Karşılıklı bu duygu geçişini hiç unutmam.

Sonra  geliri kız çocuklarının eğitimi için kullanılacak olan bu anlamlı kitapta yerini aldı. 
Bana da güzel bir anı oldu.
Ve,
bugünlerde doğum günü olan babam için tekrar burada yer alsın istedim.

Babasını erken yolculayan bütün kız çocukları için...


Yorumlar

  1. Onların,dünyanın bir yerinde,her hangi bir ülkesinde olduklarını bilmek bile insana çocukluğu yaşatıyor.
    Annem babam ölürse öksüz kalacağımdan o kadar eminim ki özellikle şu gurbet ellerde uzakta olsunlar ama şu dünya üzerinde bir yerde olsunlar bana yeter diyorum son yıllarda..
    Tarif edemem duygularımı.Mektup o kadar içten ki her yorumu gölgede bırakıyor,iyi ki o tuşa basmış iyi ki duygularınızı yazmışsınız içimde bir ses bu satırları yazmanın size de güç kattığını söylüyor Tülin hanım.
    Bu dünyada olmasa artık bile babanızın bir alemde bulunuyor olması çocuk kalbinizi avutması dileğiyle.

    YanıtlaSil
  2. tüm bedenimin uyuştuğunu hissettim. duygu dolu bir post. beni de duygulara boğdun...

    sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Bu sabah beni de ağlattın...

    Babamın bakışlarını gördüm sanki babanın gözlerinde.

    Huzur içinde yatsınlar.

    YanıtlaSil
  4. yerlerini kim doldurabilir ki!....

    Nurlar içinde uyusun...

    YanıtlaSil
  5. Mekanı cennet olsun ♥ Eminim sizi bir yerlerden izliyor ve gurur duyuyordur...

    YanıtlaSil
  6. :((( Mekanı cennet olsun babacığınızın, çok duygulandım yazını okurken Tülin abla.

    YanıtlaSil
  7. Hüngür hüngür ağlattınız beni... Babanızın mekanı cennet olsun. Sanki benim babamı anlatmışsınız. 12 yıl önce, kızıma hamileyken kaybettim babamı. Torunlarını hiç göremedi... Çok içten, çok duygusal bir yazı olmuş. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. Duygu yoğunluğu yaşattın bana Tülin cim bende babama karşı aynı güzel duyguları yaşadım kaybettiğimiz babalarımız ve diğer yitirilen tüm babaların mekanı cennet olsun .

    YanıtlaSil
  9. Ağlamamak elde değil .Öyle güzel anlatılmış ki sanki mahallede ona koşan çocuklardan biri bendim..
    Babaya olan sevgiyi , aşkı ..Annenin evlatlarına nasihatini ve ebeynlerin çocuklarına nasıl davranmasını gerektiğini hepsini birden duygu dolu satırlarda ağlayarak okudum .
    Mekanı cennet olsun.

    YanıtlaSil
  10. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun babanızın:(

    YanıtlaSil
  11. İşıklar içinde yatsın. Ne güzel sizin gibi bir evlat yetiştirmiş.

    YanıtlaSil
  12. Boğazım düğümlendi. Huzur içerisinde uyusun babacığınız.

    YanıtlaSil
  13. Okudum,okudum,defalarca boğazım düğüm düğüm okudum

    YanıtlaSil
  14. Tülin...! Babalarımız .....?
    Erken giden babaların,akılları hep arkada kalırken,Senin babacığın gözleri gurur dolu bakıyordur şimdi...
    Küçük kızı Tülin'nin kocaman yüreğinin,herkese nasıl yettiğini,gördüğünde.

    YanıtlaSil
  15. Ah Tülin ... hayat dokunuslardan ibaret, yeterki ömrümüze iyilikle dokunulsun.

    YanıtlaSil
  16. Tülin, çok zor! Bilmek istemiyorum :(

    YanıtlaSil
  17. Mekani Cennet Olsun Allah kimseyi kücük yasta Annesiz Babasiz birakmasin Rabbim Aminnn Amin Amin....

    YanıtlaSil
  18. Nurlar içinde uyusun babanız. Kendileri öte dünyaya geçse de anıları hep bizimle onların. Ne mutlu ki güzel anılara sahipsiniz. Sevgiler

    YanıtlaSil
  19. blogunuzu izlemeye aldım sizide bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil
  20. Çok duygulandım ,ağladım ,ağladım.Ben de babasını erken kaybeden o kız çocuklarındanım:( Biz onlara hiç doyamadık , bilseydim daha çok sarılırdım :( Zaman her şeyin ilacı derler ya,benim için geçerli değil, zaman geçtikçe daha çok özlüyorum.

    YanıtlaSil
  21. Mekanı vennet olsun;okudum yine okudum bitmeyen acı ne denir ki başka...

    YanıtlaSil
  22. Çok zorladım ağlamamak için,lakin kıstığım gözlerimden ,geri yollamaya çalıştığım gözyaşım sağ gözümden damladı. Soldakini inatla yerinde tutmaya çalışıyorum :) hah ,ona engel olabildim,yanağımda kuruyacak sızıntısı.Şimdi gidip sigara içmemek için kendimi zorluyorum.Epeydir canım istememişti....

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pazar Günü Antika Pazarı

Işığınızla Kalpleri Bir Kez Daha Aydınlatır mısınız?

23 Nisan "Mutluluk Bayramı" na Siz de Katılmak İster misiniz?