24 Aralık 2019 Salı

Kışta Kıyamette Beypazarı ve Yaşayan Müze


Aralık ayı başında arkadaşlarla çok önceden planladığımız Beypazarı gezimiz vardı. Ben daha önce çok kez gittiğimden, bu ayda soğunu da iyi bildiğimden lahana gibi kat kat giyindim. Arkadaşlarımı da tembihledim ama havada kar taneleri, aracın kapılarında parmak parmak açıklıklar olunca üşüye üşüye aldık yolu.


Güldüğümüze bakmayın, içimiz titredi resmen.


Yolda kar, kasabada yağmur vardı.
Ne çok olmuş Meva'ların Konağına gitmeyeli. Gözlemelerinin, çayının tadı hiç değişmemiş. Yine sokakları tereyağ ve tarçın kokuyordu. 



Ben müzeleri gezerken fotoğraf çekmeyi unutuyorum.Bu bir kaç kare de  arkadaşlarımın çekip paylaştıkları. Bu raflar Yaşayan Müze'nin mutfağından. 

Kültür portalında müze için;

"Türkiye’nin ilk uygulamalı kültür müzesi olan Beypazarı Yaşayan Müze eğitimci ve kültür bilimci Dr. Sema Demir tarafından kurulmuştur. 20'nci yüzyılının hemen başlarında inşa edilmiş tipik bir Osmanlı Dönemi Türk evinde hizmet veren Yaşayan Müze aynı zamanda küçük boyutlarda da olsa açık hava müzelerinin Türkiye’deki ilk örneğidir. Bilindiği üzere, açık hava müzelerinin kullandığı sergileme tekniği, bağlamı kurgulamaya yöneliktir. Çeşitli canlandırma teknikleri ve etkileşimli sergileme yöntemlerini kullanan Yaşayan Müze de bu geleneğin Türkiye’deki temsilcisi durumundadır.
Kurulduğu günden bu yana “Geç Osmanlı Döneminde İlan-ı Aşklar, Gelin Kınan Kutlu Olsun, Masal Masal İçinde, Masal Yaşayan Müze İçinde, Milli Mücadelenin Kadın Kahramanları, Mitolojiden Tarihe Tufan ve Aşure” olmak üzere 15’ten fazla sergi ve etkinlik düzenleyen Yaşayan Müze'de çalışmaların içine ziyaretçi alınmaktadır. Yaşayan Müze geçmişimizin zengin ve köklü kültürünü ziyaretçilere göstermesinin ötesinde ziyaretçilerine bu kültürü uygulama ve yaşatma olanağı vermektedir. Burada etkinliklerin merkezinde yer alan ziyaretçiler kültürü etkin bir şekilde öğrenirler " Diyor.







Müzenin girişinde küçücük bir de oyuncak müzesi var. Ben de yerdeki tel arabaya bakarken Bahar'ım yakalamış yüzümdeki sevinci.






Çatı katında yerel dokumaların geleneksel tezgahı var.
Rehberimizin dediğine göre zaman zaman dokuma kursları da burada düzenleniyormuş.
Yolunuz düşerse gezip görün.
İster ıhlamur ağacı kalıpları ile kumaşlara baskı yapın, ister kurşun döktürün, ister ebru teknesinin başına geçin. Bu müze interaktif dedim ya :)

16 yorum:

  1. ay aklımda olsun ne güzel bi kere yazın gitmiştim. dışarda masalar vardı beypazarı kurusu diye bişi yemiştim sertti ama çayla tatlıydııı :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biz belediyenin şehir turuna katıldık. Şimdiden ara üç ay sonra götürüyorlar :)

      Sil
  2. Epey oldu gitmeyeli. Çok sevmiştim bu müzeyi. Yolum düşerse tekrar gitmek isterim.:)

    YanıtlayınSil
  3. İnteraktif müzelere bayılıyorum. Okulu tatşle girsin Metos'la İstanbul'da gezmediğimiz müzeleri dolaşmayı plânlıyoruz biz de. Ana oğul başbaşa turist olacağız kendi şehrimizde :)

    YanıtlayınSil
  4. Defalarca gittim, yazın her fırsatta da giderim. Çok severim beypazarini, gusganali konaklarında kalmışlığim da vardir🥰

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bir gün Hakim Evi'nde kalıcam kısmetse. Kararlıyım.

      Sil
  5. Ben de bi kaç defa beypazarına gitme fırsatı yakaladım. Oranın atmosferi, teyzeleri, evleri,her şeyi çok güzel. :)

    YanıtlayınSil
  6. Beypazarı'na yıllar evvel sıcak bir günde gitmiştim. Havuç suyu meşhurdu, kana kana içmiştik.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Havuçlu o kadar çok şey yapıyorlar ki. Dondurma, lokum, reçel... Ben yine de ayvalı lokumuna bayılıyorum. Bu gittiğimizde henüz çıkmamış. Ayvaları yeni topladık, haftaya çıkar ayvalı lokumlar dediler :(

      Sil